15811,53%0,87
43,35% 0,25
51,27% 0,73
6944,72% 1,57
11200,48% 2,32
Sakarya merkezden yayın yapan Medyabar.com tv programına telefonla bağlanarak Hendek hakkında ahkam kesen kendini gazeteci olarak tanıtan, gazeteci kimliği arkasına sığınan Topçu, maşallah mangalda kül bırakmadı, attıkça attı… Yahu burası muz cumhuriyeti değil, TÜRKİYE CUMHURİYETİ…
İDDİA VE İTHAMLAR SOYUT DEĞİL SOMUT OLMALI,,,
Konuşmasını SOMUT söylemlerle değil adeta sokak ağzıyla SOYUT söylemlerle sürdüren Topçu'nun bu iddia ve ithamları programdaki Hüseyin Cumali ve Sefa Polat'ın tansiyonunu yükseltti.
ÇİZMEYİ AŞMAYACAKSIN…
Gerek Anayasa gerek kanunlar manzumesine baktığımızda SEÇME ve SEÇİLME hakkı olan her Türk vatandaşının BELEDİYE BAŞKAN ADAYI olması en yasal hakkıdır. Bunun kadar doğal bir şey olamaz. Özgür iradesi ile karar veren bireyin bir yerlerden İCAZET alması gerektiğini dolaylı olarak dile getirmek, aday olacak şahsı pasifize etmek, her şartta aday olacağını aleni bir şekilde ilan eden İrfan Püsküllü’nün kişiliğine hakarettir. İş bununla sınırlı kalsa yine iyi. Birde peşine “ inşallah Ali İnci’yi partiden ihraç etmezler, bu benim temennim” açıklaması evlere şenlik, özrü kabahatinden büyük…
SİYASET MÜHENDİSLİĞİNE SOYUNANLAR ÖNCE AYNAYA BAKSINLAR
Şu halde TV programına bağlanıp “ALİ İNCİ’NİN DESTEĞİ OLMASA İRFAN PÜSKÜLLÜ ADAY OLAMAZ!” sözü iddianında önüne geçer nitelikte. Ne yani başta ekonomik olarak kendi ayakları üzerinde duran, ülke ekonomisine istihdam yaratan, toplumda sevilen,sayılan, bireysel değil toplumsal karşılığı olan bireyin aday olmasını birilerinin desteğine bağlamak hangi aklın ürünü? Adam hak yememiş, hukuk çiğnememiş, birinden alıp diğerine vermemiş, devletinden vergi kaçırmamış, hülasa angili dingili işlerin içinde olmamış birini korkaklıkla suçlamak kimin haddine? Kendisini gazeteci kimliğinin arkasına saklayarak ilçemizde SİYASET MÜHENDİSLİĞİNE soyunanlar önce aynaya bakmalıdırlar.
KILAVUZU KARGA OLANIN GİDECEĞİ YER ÇÖPLÜKTÜR
Üç beş tane reklam alayım dümenime bakayım, kişi ve kurumlardan e-mail yoluyla gelen haber metinlerini okumaksızın geldiği gibi yayına vermek, hataları görmezden gelmek, “ bana ne kurum göndermiş ben yayınlıyorum!” anlayışı ile birilerinin kalemşörlüğünü yapanların sonu hep hüsran olmuştur. Kılavuzu karga olanın gideceği yer çöplüktür.
HEP DEMOGOJİ HEP ÇARPITMA, KONUYU MECRASI DIŞINA ÇIKARMA…
Gazetecilik kisvesi altında halka yalan yanlış bilgiler aktararak ALGI operasyonlarına katkı sağlamak gazetecilik değildir. Yalanı yüzüne vurulduğunda da DEMOGOJİ yaparak konuyu saptırmak hiç değildir.
Bir kurumun etkinliğini, takip edip ardından kurumun servis yaptığı haberi kopyala yapıştır mantığı ile masa başında oturup ahkam kesmek gazetecilik ilkeleri ile bağdaşmaz.
ÇELİŞKİLİ AÇIKLAMALAR SADECE ZAMAN KAYBIDIR
Bir önce söylediği söz ile bir sonrakinde söylediği sözlerin çelişkiler ifade etmesi gazetecilik değil , sadece suyu bulandırmak, bulanık suda balık avlama projesidir. Birilerinin başarısızlığını, verdiği sözleri yerine getirememesini kamufle etmek, kamuoyundan saklamak, hülasa dedikodu ile SİYASET MÜHENDİSLİĞİNE soyunmak , ‘giden ağam gelen paşam’ anlayışı ile kamuoyunu meşgul etmek sadece zaman kaybıdır…
BUKELEMUNLARIN ÖZELLİKLERİ FARKLIDIR
Yarın seçimlerin sonrasında yaşanacak hezimetin ardından neler yazacaksın doğrusu merak ediyorum. Zannederim ki bugün olduğu gibi yarın da aynı yola başvurup dümeni farklı limana kıracağından hiç şüphem yok. Bukelemunların böyle bir özelliği var, bilinsin istedim…