Güncel
Giriş Tarihi : 17-05-2022 15:16   Güncelleme : 18-05-2022 16:24

FERYADA SES VER TÜRKİYE

Duyduk duymadık demeyin!.. Duyanlar, duymayanlara haber versin. Dünyada İlkler ve GUİNNESS DÜNYA REKORLARI’ na aday, iki unvana sahip, evrende ki ilk ve tek kişi Türk’tür. Alaçamlıdır. Samsunlu Emekli Öğretmen: HASAN SANCAK, DÜNYADA İLKLER VE GUİNNESS DÜNYA REKORLARI’NA ADAY!..

FERYADA SES VER TÜRKİYE

1 Aralık 2000 senesinde; 44 yaşında, gördüğü gerçek rüya, Noter Onaylı Rüya Gıda Işınlama Senaryosu’ nu yazılı olarak onaylatan evrende ki ilk ve tek kişi olan, Samsunlu Emekli Öğretmen Hasan Sancak (66) Dünyada İlkler’e, bayrak şiirlerinden oluşan, 407 sayfalık Al Bayrak Gökten İnmez Şiir Kitabı dolaysıyla da GUİNNESS DÜNYA REKORLARI’na aday, iki unvana sahip, ilk ve tek Türk, Samsun-Alaçamlı Hasan Sancak oldu!..

Konu ile ilgili görüşünü dile getiren Sancak: ’Orta Karadeniz Bölgesi’nin en büyük ili Samsun’umuzun en güzel, en şirin, turistik, yeşille mavinin kucaklaştığı, denizle kumun ve ormanın buluştuğu Alaçam’dan, en derin saygı ve sevgilerimi sunarım. Adım, soyadım, Hasan Sancak’tır. Samsunlu Vatan Şairi, Reklâm Yazarı, Eğitimci, Gazeteciyim. Nagehan Aygün isminde bir kızım, Miray, Metehan Aygün adında da iki torunum, Alp Cihan ve Boğaç Han isminde de iki erkek evlat sahibiyim. 4 tanesi çıkan 50 şiir kitabım, 5000 şiirim ve 50 tanesi noter onaylı 1500 senaryom vardır. O’ DUR ATATÜRK ŞİİRLERİ (BAFRA BELEDİYESİ-2000) O NLAR ANALARIMIZ (SAMSUN BELEDİYESİ- 2003) Merhum Annem Emine Sancak için kaleme aldığım BENİM ANNEM MELEKTİ (Gündüz Yayınevi-2005) 407 sayfalık AL BAYRAK GÖKTEN İNMEZ (PLATANUS KİTAP-2021) şiir kitaplarımdır. AL BAYRAK GÖKTEN İNMEZ, bir şairin yazdığı, bayrak şiirlerinden oluşan, GUİNNESS DÜNYA Rekorlarına aday, Türkiye ve dünyada ki ilk, tek şiir kitabıdır. Bu konuda, GUİNNESS DÜNYA REKORLARI’na başvuru yaptım. Müracaat edilen, sadece bir resmi sitesi ve yeri vardır. Buradan İngilizce olarak başvurulmaktadır. Ücretsiz ikinci bir başvuru bölümü bulunmamaktadır. Sponsorunuz var mı? Sorusu sorulmaktadır. Başvurunun sonunda, faturalı 10 DOLAR yatırmanız gerekir ilişimi gelmektedir. 10 DOLAR gönderme durumunda, tekrar faturalı 50 DOLAR yatırmanız gerekir linki gelmektedir. Bu ilişimi gönderme durumunda ise, sürekli artan, yüklü miktarda para istenmektedir. DOLAR YATIRMADIĞIM İÇİN REKORUM GERÇEKLEŞMEDİ. Facebook’tan ulaştığım GUİNNESS DÜNYA REKORLARI’na sahip bir Türk, 15OO POUIND verdiğini söyledi. Para vermeden katılamazsın dedi. İnternette paralı başvuru ile ilgili tek bir yazı yoktur. Google, katılanlara para veriliyor mu? Sorusunu sormuş. Hakkımı kimseye yedirmeyeceğim. Mücadeleme sonuna kadar devam edeceğim. GUİNNESS DÜNYA REKORLARI’na bütün dünyada DOLARSIZ, ücretsiz olması İçin haberimi, Facebook’un binlerce gruplarında paylaşıyorum. Rekoru kıran kişilerden DOLAR istemek, onlara karşı yapılan saygısızlıktır. Rekoru gerçekleştirenlerden milyarlar toplanmıştır. Bunun sorgulanması gerekir. Burada çok büyük bir RANT vardır. Erdemli, onurlu, eli kalem tutan herkesten, sözde değil, özde, kalemini satmayan gerçek gazetecilerden, köşe yazarlarından, destek bekliyorum. Bu durumu, sosyal medyadan her tarafa, ilk defa ben duyurdum. Yüz binlerce kişiye ulaştım. Kamuoyunu uyandırmak, sadece benim değil, herkesin görevidir. Ulusal ve yerel medyanın bu konuda haber yapamaması, ülkemiz açısından endişe verici bir durumdur. AL BAYRAK GSÖKTEN İNMEZ, ŞİİR KİTABIM, internet üzerinden satış yapan bütün seçkin yayınevlerinde bulunmaktadır. Şiir kitabım, 2 senede yazılmıştır. Her şiirin dörtlüğünde gözyaşı, büyük çaba ve emek harcanmıştır. Ne yazık ki şiir Kitabımı okuyamıyorum. Çünkü gözlerimin ikisinde de sarı nokta hastalığı sürmektedir. Şiirlerimi bilgisayarda yazılarını büyülterek görüyorum. Şiir kitabımın özellikle çocuklar, gençler ve öğrenciler tarafından dikkatlice okunmasını istiyorum. Şiir kitabımın baskısına destek veren PLATANUS KİTAP yetkililerine de en derin saygı ve sevgilerimi sunarım. Valiler, kaymakamlar, belediye başkanları ve iş adamları tarafından şiir kitabımın satın alınarak, kütüphanelere, okullara, maddi durumu yerinde olmayanlara bağışlanmasını rica ediyorum. Şiirlerimi okuyanlar, bayrağımızın büyüklüğünü ve önemini bir kez daha anlayacak ve öğreneceklerdir. Bayrak ve vatan için canlarını seve seve veren, kanlarını döken şehitlerimizi, bir kez daha hatırlamış olacaklardır. Üzerinde yaşadığımız kutsal toprak parçasının ne kadar değerli olduğunun, bir kez daha farkına varacaklardır. Şehitlerimiz, kara toprakta olduğu için biz varlığımızı devam ettirmekteyiz. Türk Milleti olarak, vatanda hür ve bağımsız bir şekilde yaşıyorsak, bunun tek sebebi, bize yurdu emanet eden Atatürk, silah arkadaşları ve şehitlerimizdir.

Şiir kitaplarımın 6 tanesi merhum Atatürk’ümüz ile ilgilidir. Cumhuriyetimizin 100 Yıl’ına özel olarak yazdığım Cumhuriyeti Koru isimli şiir kitabım, Türkiye ve dünyada ki ilk, tek şiir kitabı olacaktır. Bu şiir kitabım çocukların, gençlerin ve öğrencilerin ellerinden düşmeyecektir. Atatürk Şiir Kitaplarıma, milli kültürle yoğrulan belediye başkanlarından, iş adamlarından ve yayınevlerinden destek bekliyorum. Dünyada 7,753 milyar (2020) insan bulunmaktadır. 1 Aralık 2000’de Noter Onaylı Rüya Gıda Işınlama Senaryosu’ nu on bir lira vererek notere onaylattım. Önemli Not kısmında da (Aşağıda anlatılan rüya yazısı hiçbir bilgisayar-internet-buzdolabı-süper market vb. Şirketi tarafından tamamı ya da bir bölümü sahibinden izin alınmadan televizyon, radyoda... Reklâm hâline getirilerek seslendirilemez, oynanamaz, oynatılamaz ve yayınlanamaz. Bu yazının tamamı Samsunlu Vatan Şairi, Reklâm Yazarı Eğitimci -Gazeteci Hasan Sancak'a aittir) dedim. Bilgisayardan çıkışını alarak, Bafra’ya gittim. Noterde ki yetkililer bu işin içinden iki saatte çıkamadılar. Oradaki kişiler, yetkili avukata yazımı onaylatıp onaylatılmayacağını sordular. Kendi aralarında konuştular. Onlara bunun bir rüya senaryosu olduğunu açıkladım. Bir şiir, hikâye, roman olduğunu düşünün. Siz, bunun içinde ki yazılı metni onaylamış olacaksınız dedim. Konusu gerçek hayatta elde edilemeyen gıda maddelerinin gerçek bir rüyada sanalda ki bir süper marketten süper bir bilgisayar ve cep telefonuyla ışınlama yolu ile süper boş olan bir buzdolabına saniyeler içinde dolmasıdır söyledim. Baktılar, işin içinden çıkamıyorlar. Noter Onaylı Rüya Gıda Işınlama Senaryomu onayladılar. Samsun’da ki yerel bir gazeteye bu olayı geçtim. Beni, aradılar. Hocam, haberi başka bir tarafa duyurma. Biz, bunu haber olarak yapalım. Senin bu durumunu Türkiye yarın duyacaktır dediler. Haberim yerel gazetede 1,5 sayfa manşetten yapılmasından sonra, telefonum bir hafta boyunca susmadı. AA-İHA-DHA… Birisi geldi, birisi gitti. O zamanki ulusal televizyonlar, ulusal ve yerel gazeteler, haber siteleri beni Türkiye ve dünyaya flaş haber olarak duyurdular. Noter Onaylı Rüya Gıda Işınlama Senaryomu, 22 sene önce onaylattım. Reklamın R’ sinden anlamıyordum. Gerçek rüya ile birlikte bende, bir değişiklik oldu. 44 yaşından sonra, her seyrettiğim televizyonda ki bir olayı… Anlatılanlar ve yaşadığımız olayları reklam senaryosu yapma alışkanlığı başladı. Yaptığım araştırmalara göre, Noter Onaylı Rüya olayını, dünyada sadece ben gerçekleştirdim. Zaten Noter Onaylı Rüya diye Google’ la yazıldığında, onlarca sayfa haberimin olduğu görülecektir. Konu ile ilgili olarak çoğu televizyon programcısı Alaçam’a gelerek, benimle röportaj yapmışlardır. Konuyu unutturmamak için evlatlarıma bunu vasiyet olarak bırakacağım. Türkiye ve dünyada en çok senaryoları kopyalanan kişiyim. NOTER ONAYLI RÜYA GIDA IŞINLAMA SENARYOMU; yabancı bir meşrubat şirketi 5, şeker şirketi 7, Türkiye’de ki çok ünlü bir buzdolabı şirketi 10 ve 20 sene sonra iki sefer ve bu buzdolabı şirketi tekrar 3 sene sonra da bir ısıtıcı senaryomu kullanmıştır. İstanbul merkezli sanal süpermarketten gıda maddeleri satışı yapan bir şirket de 20 sene sonra NOTER ONAYLI RÜYA GIDA IŞINLAMA SENARYOMU kopyalamıştır. 2006 yılında, rüya senaryomu ulusal televizyonların reklam kuşaklarında oynatan, yabancı bir meşrubat şirketini, Samsun’da mahkemeye verdim. Hukuk mücadelem, 16. yılına girmiştir. Dünya ve Türkiye’de ilk defa çakma, düzmece, çelişkilerle dolu kapkara bilirkişi raporu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Başkan ve Üyeleri tarafından onamıştır.

Sözde bilirkişiler tarafından yazılan, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Başkan ve Üyeleri tarafından da usul ve yasaya uygun olduğu onanan dokuz sayfalık bilirkişi raporunun çakma, düzmece, çelişkilerle ve skandallarla dolu kapkara bir bilirkişi raporu olduğunu ispat edemezsem, şerefim üzerine yazıyorum. Kamuoyundan özür dileyeceğim. Aynı durumda bilirkişileri ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Başkan ve Üyelerini de imzalarına sahip çıkmaya davet ediyorum. Kendilerine güveniyorsalar, sorduğum sorularıma cevap versinler. Cevap verme cesaretleri yoksa özür dilemelerini bekliyorum. Bir devlette Yargıtay gibi bir makam hak, hukuk ve adaleti çiğneyerek, güçlüden yana karar veriyorsa, anayasanın eşitlik ilkesi ihlal edilmiş demektir. Bu davanın peşini bırakmam mümkün değildir. Yargıtay üyeleri, dünyada bu işten kurtulsalar bile, Mahkeme-i Kübra’ da kurtulamayacaklardır. Bilirkişi raporu, meşrubat şirketini aklamak, bu işten kurtarmak için yazılmıştır. Sözde bilirkişiler, yazdıklarını iddia ettikleri 9 sayfalık raporda, kendilerinin mukayeseleri bulunmamaktadır. Dosyada sadece Noter Onaylı Rüya Senaryomun yazılı metni bulunmaktadır. İkinci bir senaryo dosyada yoktur. Meşrubat avukatları, mahkemeye dolu diye boş CD vermişlerdir. Bilirkişiler, Meşrubat Rüya Reklam Filminin görüntüsünü seyretmedikleri halde, seyretmişler gibi rapor düzenlemişlerdir. Meşrubat Rüya Reklam Filminin dosyada olmadığını raporlarında yazanlar da sözde bilirkişilerdir. Mukayese yapmayan sözde bilirkişiler, Meşrubat Rüya Reklam Filminin renkli resimli kâğıdına bakarak, meşrubat avukatlarının yazdığı mukayeselerinin doğru olduğunu kabul etmişlerdir. Yazdıklarını iddia ettikleri raporu buna göre düzenleyerek, benim aleyhime karar vermişlerdir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Başkan ve Üyeleri, sözde bilirkişilerin meşrubat avukatlarının mukayeselerini kabul ederek, bu mukayeselere göre rapor düzenleyerek, benim aleyhime karar vermelerinin usul ve yasaya uygun olduğunu onamıştır. Sözde bilirkişilere objektif karar vermeleri için 450 TL’sı verdim. Meşrubat avukatlarının mukayeselerini kabul ederek, bu mukayeselere göre rapor düzenleyip, benim aleyhime karar versinler diye para vermedim. Tarih, sözde bilirkişileri ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Başkan ve Üyelerini affetmeyecektir. AYM, Yargıtay’ın aleyhime verdiği ilk kararından sonra direkt AYM’ ye müracaat yapmam gerektiğini, karar düzeltme yazısı yazılamayacağını, karara karşı karar yazmanın kapalı olduğunu belirtti. Zamanında bireysel müracaat yapmadığım gerekçesiyle HATALI karar vermiştir. AYM üyeleri, objektif karar verebilmesi için davanın hangi yerel mahkemede görüldüğünü MUHAKKAK dikkate almaları gerekirdi. Bunu dikkate almadan aleyhte verilen karar, hukuksuzlukların doğmasına sebep olmuştur. Benim davam, Samsun 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülmüştür. Asliye hukuk mahkemelerinde görülen davalarda, Yargıtay kararlarına karşı karar düzeltme yoluna gitmek kanun gereğidir. AYM üyeleri bunları bilmiyorsalar, trajikomik bir durumla karşı karşıyayız. Bir gün hukukun herkese lazım olduğunu unutmamalıyız. Hak, hukuk ve adaletin olmadığı bir memleket, çökmeye mahkûmdur. AYM’ nin hatalı kararının düzeltilmesi için tekrar 28.1.2014 salı günü itiraz yaptım. İnternetten Yargıtay kararlarına karşı karar düzeltme yoluna gitmeyenlerin aleyhine verilen diğer AYM Başkan ve üyelerinin verdikleri kararları da ekledim.8 yıl oldu. AYM, yazıma cevap vermedi. AYM TARAFINDAN DOSYAMIN KAPATILDIĞI İNANCINDAYIM. Ulaşmadığım yüksek makam kalmadı. Cumhurbaşkanlığımdan yazıma verilen cevapta hukuk birimlerinin olmadığı yazıldı. AYM, tekrar aleyhime karar verirse, bundan sonra Türkiye’de iç hukuk tamamlanmış olacaktır. Hakkımı bundan sonra AİHM’de arayacağım. Buradan da bir sonuç çıkmazsa, Mahkeme-i Kübra’da hakkımı alacağım. Ben, on binlerce lira avukat ve mahkeme masraflarını emekli öğretmen maaşımla ödediysem, hakkımı helal etmem, aleyhime karar verenleri affetmem mümkün değildir. Onlara karşı bütün hukuki haklarımı sonuna kadar kullanacağım. Adaleti katledenlerin ve mahvedenlerin en ağır bir şekilde cezalandırılmalarını istiyorum. Bu haberimi, hem DÜNYADA İLKLER hem de GUİNNESS DÜNYA REKORLARI’ na aday, evrende ilk ve tek kişi olarak yazdım. İki unvana sahip bulunan şahıs, bir Türk’tür. Samsun Alaçamlı Emekli Bir Öğretmen Hasan Sancak’tır. Kamuoyu oluşturmak istiyorum. Herkesten, destek bekliyorum ’dedi.

NOTER ONAYLI RÜYA
GIDA IŞINLAMA SENARYOSU
DÜNYADA-TÜRKİYE’DE İLK VE TEK
EŞİ VE BENZERİ YOK.
Türkiye ve dünyada en çok senaryoları kopyalanan kişiyim.
ÖNEMLİ NOT:
AŞAĞIDA ANLATILAN RÜYA YAZISI HİÇBİR BİLGİSAYAR-İNTERNET-BUZDOLABI-SÜPERMARKET VB… ŞİRKETİ TARAFINDAN TAMAMI YA DA BİR BÖLÜMÜ SAHİBİNDEN İZİN ALINMADAN TELEVİZYON, RADYODA... REKLÂM HÂLİNE GETİRİLEREK SESLENDİRİLEMEZ, OYNANAMAZ, OYNATILAMAZ VE YAYINLANAMAZ. BU YAZININ TAMAMI SAMSUNLU VATAN ŞAİRİ REKLÂM YAZARI EĞITİMCİ-GAZETECİ HASAN SANCAK'A AİTTİR.
DÜZENLEME ŞEKLİNDE İFADE TESBİT TUTANAĞI
İki bin yılı Aralık ayının birinci günüdür. 1.12.2000 Aşağıda mühür ve imzası bulunan, ben Bafra 2. Noterliği NİLGÜN KURT Çakırmahmut İş hanı Kat:1 Bafra adresindeki dairemde görev yaparken, yanıma gelen ve gösterdiği Alaçam nüfusundan YENİLEME nedeni ile verilen 22.08.1989 gün ve V01-985727 numaralı fotoğraflı nüfus cüzdanı kimliğine göre Samsun ili Alaçam ilçesi Yeni cami Mah. Nüfusunda 008,5 cilt 16 sayfa 290-7 kütükte kayıtlı olup, baba isminin Yakup, anne isminin Emine olduğu ve 1956 tarihinde doğduğu anlaşılan ve hâlen Yeni cami Mah Alaçam adresinde oturduğunu ve okuryazar olduğunu söyleyen HASAN SANCAK Düzenleme şeklinde bir ifade TESBİT TUTANAĞI tanzimini istedi. Kendisini yukarıda yazılı hüviyet ile tanıdığım gibi, bu işi yapma yeteneğinin bulunduğunu ve okuryazar olduğunu gördüm. Bunun üzerine şu suretle söze başladı.
RÜYAMDA GÖRDÜĞÜM DÜŞ
KONU: Rüyamda karnımın zil çaldığını fark ederek uyandım. Saat gece 03.00'dı. Yataktan kalkarak, mutfağa gittim. Buzdolabının kapağını açtım. İçerisinde gıda maddesi aradım. Ne yazık ki buzdolabında ve evde yiyecek namına hiçbir şeyin kalmadığını gördüm. Açlıktan ayakta duracak dermanım kalmamıştı. Su ile karın doyurulmaz diyordum. Birden aklıma misafir odasındaki bilgisayarım geldi. Hemen misafir odasına koştum. Bilgisayarımı açtım. Bilgisayar faresini elime alarak, internete geçtim. Büyük bir market aramaya başladım. Uzun uğraşlardan sonra karşıma büyük bir süpermarket çıktı. Reyonlarda ne yoktu ki… Tavuk, peynir, zeytin, sucuk, pastırma... Canımın çektiği hangi yiyecek varsa, farenin imlecini bunların üzerine teker teker getirerek, bir bir tıkladım. Her tıkladıklarım benim buzdolabına üstten dolmaya başladı. Buzdolabını süpermarketten ağzına kadar doldurdum. Sevincimden havalara zıplıyordum. Kendi kendime bolluk ne güzel şey diyordum. Birden aklıma bu yiyeceklerin parasını vermediğim geldi. Doldurduklarımın hesabını yaptım. Ortaya çıkan toplam rakamın maaşımı kat kat aştığını gördüm. Hanımın seslenmesiyle tatlı düşten uyandığım zaman durmadan elimin ağzıma gittiğin gördüm.
Yazılan bu tutanak okunması için kendisine verildi. Okudu. Yazılanların hakiki arzuları olduğunun bildirilmesi üzerine altı tarafımızdan imzalandı ve mühürlendi.

1 ARALIK 2000
İki bin yılı Aralık ayının birinci günü
T.C.
BAFRA İKİNCİ NOTERİ
NİLGÜN KURT
RESMİ MÜHÜR VE İMZA
ASLININ AYNIDIR
NO:1 6 8 6 2
1 ARALIK 2000

HASAN SANCAK
SAMSUNLU VATAN ŞAİRİ
REKLÂM YAZARI
EĞİTİMCİ-GAZETECİ

Yeni Cami Mah. Bafra Cad.4.Sok No 11
55800-ALAÇAM-SAMSUN