Güncel
Giriş Tarihi : 05-04-2022 11:48   Güncelleme : 05-04-2022 18:45

SİZLER SÜTTEN ÇIKMIŞ AK KAŞIKMISINIZ?

SÜTTE LEKE VAR SİZDE YOK ÖYLE Mİ? Yıllar önce tahıl ambarı olarak adlandırılan ülkemiz ne yazık ki bugün her ürünü ithal eden hale geldi. Ekme-Yetiştirme-Üretme ithal et…

SİZLER SÜTTEN ÇIKMIŞ AK KAŞIKMISINIZ?

Kendi çiftçisine kıymet vermeyen, ekim-dikim-sürüm-gübre- bakım-ilaç- akaryakıt gibi girdi fiyatlarının yüksekliği karşısında arazisini ekmeyen çiftçi daha karlı olduğunu açıklıyor. Tarım bakanı da ,hükümet yetkilileri de bunları dinliyor ancak kulakları tıkalı olarak. Sorumluluk makamında oturanlar ne yazık ki tek adam rejiminin sonucu olarak koltuklarında kalabilmek adına ülke gerçeklerini görmezden gelip sadece bir kişinin söylemlerine kendilerini odaklamışlar,o ne derse doğru, o ne isterse doğru, o ne açıklama yapıyorsa doğru… Yahu o zaman senin orada işin ne? Diye adama sormazlar mı? Bak teknoloji hızla ilerliyor yakında her bir şeyi yapay zeka üzerinden uygulayacaklar dikkat edin o zaman işsiz kalırsınız.  

DEMEKKİ PARLAMENTER DEMOKRASİ TU-KAKA DEĞİL

Avrupa ülkesi Hollanda’nın yüzölçümü: 41.503 km2dir. Başkanlık sistemi ile değil Parlamenter Monarşi ile yönetilmektedir.

Resmi rakamlara göre, Hollanda'nın 2019 yılında en fazla ihraç ettiği altı ürün şöyle sıralanıyor:

  • Çiçek soğanı ve süs bitkileri: 9,5 milyar euro.
  • Et ve et ürünleri : 8,8 milyar euro.
  • Süt ürünleri ve yumurta: 8,6 milyar euro.
  • Sebze : 7,3 milyar euro.
  • Meyve : 6,2 milyar euro.
  • İçecek : 5,8 milyar euro.

Hollanda, 94,5 milyar Euroluk tarım ihracaatı  ile dünya ikincisi oldu.

Türkiye ise 783.562 km karedir. Yukarıda bahsettiğimiz Hollanda ülkemizin sadece % 5,5’una denk gelmekte.

Buna göre 2019 yılında tarımda altın günlerini yaşayan ülkemizde Anadolu topraklarının verimliliği göz önüne alındığında, bazı ürünlerde Türkiye’nin küresel konumu şu şekilde özetlenebilir:

NERDEN NEREYE?

Mercimek, patlıcan ve ıspanakta dördüncü,

salatalıkta üçüncü,

 kayısıda birinci,

zeytinyağında dördüncü,

armutta beşinci,

 incirde birinci,

şeftalide beşinci,

elmada dördüncü,

böğürtlende dördüncü,

kirazda birinci,

domateste dördüncü,

 ayvada birinci,

karpuzda üçüncü,

koyun sütünde birinci,

çayda altıncı,

fındıkta birinci,

koyun etinde dördüncü,

kestanede üçüncü,

Antep fıstığında üçüncü,

 doğal balda üçüncü,

arpada sekizinci,

buğdayda on birinci ve yünde en fazla üretim yapan beşinci ülke.

 O tarihten bu tarihe gelişen teknoloji ve sulama alanları ile sulu tarıma ulaşılan ülkemizde üretimin de aynı paralelde artmasını beklemek haksızlık olmasa gerek.

YETERLİ PLANLAMA YAPILIP KANUNDA BELİRTİLEN DESTEKLEMELER YAPILSAYDI BÖYLE Mİ OLURDU?

Tarımsal desteklerin 2002’de 1,81 milyar TL’den 2019’da 10,4 milyar TL’ye çıkarılması ise elde edilen başarının önemli bileşenlerinden. Buğday, un ve arpa gibi diğer baklagillerin üretiminde iyi bir seviyede olan Türkiye’nin planlı üretimle daha verimli bir kapasiteye ulaşması için kamunun yönlendirmesi gerekiyordu.

BIRAKIN GÜNAH KEÇİSİ ARAMAYI

2018 yılı rakamlarına göre buğdayda kendi kendine yeterli bir konumda bulunan Türkiye’nin, üretim kapasitesini akıllı tarım uygulamalarıyla artırması ve çiftçilerin eğitimine daha fazla kaynak aktarması gerekirken kendi çiftçisinden esirgediği parayı yabancı ülkelerin çiftçisine vermekten imtina etmeyenlerin ülkemizi getirdikleri yer işte burası.

MİLLİ PARAMIZI DOLAR GARANTİSİ İLE PAZARLIYORSAK, MİLLİLİK BUNUN NERESİNDE?

Her şey ortada, emtia fiyatlarının dolar bazı üzerinden artması, buna mukabil yanlış ekonomik para politikalarındaki kuru inat yüzünden TL’nin yerlerde sürünmesi, yurt dışına ithal edilen  tahvil borsasında Türk tahvillerine kısa vadede  % 28 gibi faiz ödeme taaahhüdü, ihtiyacımız olan Amerikan para birimi  Dolar’ın  dolar bazında  % 8,25 gibi çok yüksek bir faiz ile borç paralar  alınması, kur korumalı bankacılık sistemine geçilmesi, bu da yetmezmiş gibi  MİLLİ PARAMIZ TÜRK LİRASI diyerek yapılan propaganda nın arkasında  Türk Lirasına güvenin sağlanması adına DOLAR ile garantilenmesi  sonrasında  ülkemiz genelindeki tüm bankalardaki mudi sayısı  resmi rakamlara göre  1 milyonun üzerinde parası olan mudi sayısı 280 bin, daha altında parası olup bankada hesabı bulunan mudi sayısı da 700 bin civarında yani toplamda 1 milyon mutlu azınlık…

GERÇEKLER BAŞKA ALGI BAŞKA

TV’lerde izliyorsunuz AK Partinin trollarını… Tartışma programında  gazeteci Cem Küçük,  Avukat  Ersan Şen’e ne diyordu dün akşam?  Ülkede pahalılık var diyorsun hiçte öyle değil bak bütün lokantalar, cafeler, tatil mekanları dolu. Aynı her sıkıştıklarında  “Çıkar Telefonunu” dedikleri gibi.  Konut satışları almış başını gidiyor, yollarda model model arabalar… Türkiye sizin dediğiniz gibi değil siz ülkeyi böyle göstermek istiyorsunuz” söyleminde bulunmuştu.

1 MİLYONLUK MUTLU AZINLIK

Yukarıda verdiğim resmi ekonomik göstergelere göre evet lokanta, cafeler dolu, yollar model model arabalardan geçilmiyor, tatil mekanlarında ailecek tatil yapılıyor vs.  İşte tüm bunlar ülkemizde banklarda paralarını Kur Korumalı sistemle işleten MUTLU AZINLIK…

83 MİLYON KÖLE

Buna mukabil bu 1 milyonluk mutlu azınlığı ödediği vergilerle besleyen, ben yiyemiyorum, ben gezemiyorum, ben alamıyorum diyerek mutlu azınlığın gelir kaynaklığını yapan 83 milyon türk vatandaşı. Tüm bu yaşananlar karşısında suskunluğunu devam ettiren sessiz kitle… Onlarda haklı çünkü karşı taraf eleştiriye kapalı, konuştunmu hakaret ettin gel buraya…

Hülasa zamanında da olsa erken de olsa  bu necip millet faturayı kesecek. Ama yarın, amma yarından da yakın… Yeterki o seçim sandığı seçmenin önüne konulsun…     

İlçemizdeki bir esnafın ürün fotoğraflarını ve fiyat listelerini paylaşayım. Belki ben bilmiyorum. Bu ürünlerde ithal ediliyordur ne dersiniz?