Güncel
Giriş Tarihi : 02-10-2020 15:55   Güncelleme : 08-10-2020 18:43

PRENS YAZARDAN KONGRE ANALİZİ!!!

Prens yazarın söylemi etnik köken çatışması çıkarmak mı? 27 Eylül Pazar günü iki liste ile gidilen Hendek AK Parti ilçe kongresi öncesi ve sonrasını analiz eden prens yazar, yine sokaktan duyduğu ya da kendisi uydurup ta sokağı kaynak gösterdiği makalesinde her zaman olduğu gibi ilçenin üzerine kara bulutların çökmesine, etnik kökenler üzerinde nifak tohumları ekmeye devam ediyor.

PRENS YAZARDAN KONGRE ANALİZİ!!!

ALLAH KURU İFTİRADAN SAKLASIN

Prens yazar makalesinde İnci’den alıntılar yaparak söylenmemiş, ifade edilmemiş sözleri gündeme taşıyarak AK parti içerisine pimi çekilmiş bomba atmayı ihmal etmemiş.

SÖZ VERMEK ER KİŞİNİN, SÖZDEN CAYMAK KAYPAKLARIN İŞİ

Sağır sultanın dahi duyduğu ( AK Parti kongresinde mevcut ilçe başkanı Hasan Serdar Baykal’ı Ali İnci’nin desteklediği ) ilçemizdeki herkes tarafından bilinen bir gerçek. Doğal olarak desteklediğiniz bir adayın arkasında her ne pahasına olursa olsun durmak yiğitin şanına yakışır. Yoksa zoru gördüğünde ekibini yarıda bırakıp fikir değiştirmek, değişik mecralara yelken açmak  kaypakların işi.

Gelelim makalenin bam teline…

“Abaza Şenay’a mı oy vereceksiniz?”  cümlesine.

Nerden çıktı bu? Anlayan beri gelsin…

Yahu insan bir kere düşünür.

Etnik köken olarak baktığımızda  Şenay Sakal, etnik köken olarak baba tarafından Abhaz, anne tarafından Gürcü. Kurucu başkan Sakal’ın görevde bulunduğu yıllar arasında ilçeye yapılan hizmetler ortada. Kaldı ki ilçemizde yıllar önce  1868 yıllarında Çarlık Rusyası ile Osmanlı devleti arasında  yapılan anlaşma istikametinde  sürgün edilmişler ve Hendek’i mekan eyleyen insanlar kız alıp vermişler, etlen tırnak olmuşlar.

İnci’nin, ilçe başkanlığı görevinde Sakal’a verdiği destek, Sakal’ında İnci’nin  yürüdüğü yolda, önüne çıkan engelleri bedenini ortaya koyarak  şahsı ve ekibi ile birlikte bertaraf etmekteki çalışmaları, başarıları  hafızalarımızda aynı sıcaklığını korurken, görev esnasında ya da görev sonrasında  haksız ithamlara maruz kaldığı halde duruşunu bozmayan, aldığı aile terbiyesine istinaden ağzından bir tek kırıcı cümle çıkmayan,her yer ve ortamda (kırgınım ama kızgın değilim)  söylemiyle anılması hala tazeliğini koruyor.

İNCİ, ABHAZLARLA DÜNÜR

Diğer yandan İnci, Abhazlar ile dünür. Dünür olmadan önce de olduktan sonra da İnci, sadece belli bir etnik kökene  mensup insanların değil Abhazların da  iyi ve kötü günlerinde yanlarında olmuş biri. Bütün bu gerçekler ortada dururken bunları yok hükmünde görüp, adeta yangına suyla gidilmesi beklenirken, benzinle gitmek kime ne yarar sağlayacak?

Yazar neyin hesapları içerisinde?

İlçede etnik köken çatışması mı körüklenmek isteniyor?

Dün Ordu’lular meselesi bugün Abhazlar meselesi!!!

Yakın siyasi tarihi bildiğim için bakın size bir anektodu anlatayım. İnci, ilk kez yerel yönetimin başına 1999 seçimleri ile geldi. O dönemde de buna benzer bir yaygara çıkartılmış, o zamanki yaygara  Romanlar ile Ordulu’ları etnik köken üzerinden çatıştırmak gibi bir söyleme girilmiş, şu sözlerle ifade edilmişti.  

“Ordu’luların Romanlar kadar değeri yok!!!” Bu söz sanki İnci tarafından söylenmiş gibi algı yaratılmak istenmiş ve Ordu’lu vatandaşlarca İnci’ye ; “ biz Ordu’lulardan özür dileyeceksin” denildiğinde İnci’nin cevabı; “ söylemediğim bir sözden ötürü neden özür dileyeyim ki” olmuş, söylendiği iddia edilen sözlerin söylenmediği açığa çıkmıştı.

Yıllar önce benzeri yaşanan bir olayın bugün farklı etnik guruplar üzerinde oynanmaya çalışılması oldukça düşündürücü…

Takip ettiğimiz kadarı ile kamuoyunun bildiği üzere meşhur prens yazar tüm yazılarında mişli, muşlu konuşmakta, kaynak olarak da sokağı işaret etmekte. Yani bir delile dayandıramamakta olduğu herkesin malumu.

EVLAT HER ŞEYDİR

İnsanın evladı onun her şeyidir. Gözünden kıskanır. Yemez yedirir, giymez giydirir. Kız evladının bir Abhaz  kökenli genç ile evlenmesine baba olarak olur vermesi, müsaade etmesi, evladının fikrine, sevgisine saygı göstermesi  onun etnik kökene dayalı gizli bir ajandasının olmadığının en güzel delili değil mi?

ÖNCE BİZİM GÖREVİMİZ OLMALI

Bir ilçe kongresini farklı yönlere taşımak önce kul hakkına girer sonra toplumun huzurunun bozulmasına çanak tutmak olur. İlçemizde huzurun bozulmasına yol açacak eylem ve söylemlerden uzak durmak birer basın mensubu olarak öncelikle bizim öncelikli görevimiz olmalıdır.

Hiç kimse unutmasın ki  nasıl ki dış politika, bir ülkenin çıkar ilişkileri istikametinde belirleniyor, sonsuza dek düşmanlık ya da sonsuza dek dostluklar kurulamıyorsa, siyasette de benzeri yaşanıyor ve yaşanacak.  

     Hülasa; Allah hiç kimseye söylediği sözlerden utanacak durum yaşatmasın. Buna rağmen yaşayanlar varsa da o zaten kendi vicdanında mahkum olmuş demektir. Bırakın Allh'ından bulsun...