Güncel
Giriş Tarihi : 15-07-2020 12:30   Güncelleme : 15-07-2020 14:17

ÜRETİCİ ÇÖZÜM BEKLİYOR

İlçe Ziraat Odası seçimleri ilçemiz Hendek Müftülüğü toplantı salonunda yapılmış, yarış üç aday arasında olmuştu. Delege oylamasında adaylardan Hayri Duran ve Alaattin Paşakaba’ya oylar eşit çıkmış, kur’aya gidilmişti. Yapılan kur’a sonucunda şimdiki başkan Hayri Duran İlçemiz Ziraat Odası başkanı olmuştu.

ÜRETİCİ ÇÖZÜM BEKLİYOR

SÖZ UÇAR YAZI KALIR…

Hiç unutmam. Kürsüden delegeye konuşma yapan ve kur’a sonucu başkanlık koltuğuna oturan Hayri Duran, ( çiftçinin olmazsa olmazı toprak tahlil labaratuvarı kuracağını ve örnek üretim sahaları oluşturacağı) sözünü vermişti. Yıllar geçti. O günden bu güne çok seçimler daha yapıldı. Yeni yer alındı, yeni binalar oluşturuldu.  O gün verilen sözlerden bugün hala en ufak bir eser yok.

KIRIN KABUKLARINIZI,KIRIN ÖN YAGILARINIZI

Günümüzde Hendek Belediyesi Tarım Müdürlüğünün  ilçemizin büyük ölçüde geçim kaynağı olan Fındık  Üreticisinin Amerikan Kelebeği denilen hastalıkla başı dertte. Bunu kendisine dert edinen Hendek Belediyesi bu konuda,  (üreticinin ilk sahibi konumunda bulunan Hendek Ziraat Odası yetkililerinden bu tür hizmetler yapması beklenirken)  konuya müdahil olmayıp sorunların etrafından dolaşan bir anlayışla üreticiye ilaç satmanın, üreticinin destekleme evraklarını imzalama karşılığı tahsil edilen ücretler…

DAHA AZ MALİYETLE DAHA ÇOK VERİM…

Oysa Tarım Bakanlığının bu konuda yapılabilirliği olan projelere büyük destekleri var. Kısaca konuyu açacak olursak;  ( ilçemiz genelinde yaklaşık 4800 irili ufaklı fındık üreticilerimiz var. Her yıl bilgili bilgisiz ilaçlamalar yapılmakta ne yazık ki beklenilen verim alınamamakta üretici daha fazla girdi yaparak kazancından feragat etmekte.  Oysa bilimsel olarak ilçemiz Ziraat odası bünyesinde oluşturulabilecek bir bilimsel kurul yöntemi ile hem milli ilaca dönmek hem de daha az alandan daha az girdi buna mukabil daha fazla ürün, dolayısı ile daha fazla gelir elde etmek işten bile değil. )

 Proje üretmek çok mu zor? Tabiki hayır…

Sadece işi sevmek,işe odaklanmak, üreticiyi düşünmek, doğayı zehirlememek, atadan gelen bilgilerle üreticinin fındık ormanı değil fındık üretimine yönelmesinden geçiyor.

BU FERYADI DUYUN ARTIK

Tabİ bölgemizde sadece fındık üreticisi yok hemen yakınımızda ova köyleri mevcut,tarımsal ürünler üretiliyor. Benzer sorunlara onlarda muhatap oluyorlar. Nedense hiç kimse üreticiden gelen bu feryadı duymuyor, duymak istemiyor!!!

BİNLERCE DÖNÜM ARAZİ

İlçemiz yüzölçümü itibarıyla tarım alanlarının fazlalığı hepimizin malumu. Mesela Hendek Belediyemiz bünyesine tapulu binlerce dönüm arazisi var.  Rantable olmamasından ötürü ekilememekte,bakımsız bir durumda. Bu tür alanlar ilçemiz Ziraat Odası tarafından kiralanarak üretime kazandırılarak ülke ekonomisine katkıda bulunulabiilir.

TEK EKSİKLİK EŞGÜDÜMLÜ ÇALIŞMAMAK

İlçemiz geneline baktığımızda Tarım Bakanlığının temsilcisi İlçe Tarım Müdürlüğü, Belediye bünyesinde Belediyeler kanunu ile yasal olarak kurulan Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü birde buna ilaveten STK olarak adlandırabileceğimiz İlçe Ziraat Odası mevcut.

Yani üçlü sacayağı kurulu. Peki eksik ne?

Eş güdümlü olabildiklerinde ilçemizdeki tarım üretiminin fazlalaşması bir yana daha sağlıklı tarım ürünleri elde etmemiz kaçınılmaz olacaktır. Bu durumda üreticimiz yeterince bilimsel olarak desteklenecek olduğunda  organik üretimin merkezi durumuna yükselecek, pazar payı artacak, geliri artacak ve en önemlisi bu projeler uygulamaya geçtiğinde şehirden köye ters göç başlayacak böylece ülkemizde kazanacak, işsizlik oranı azalacak, çiftçi kendi işinin patronu olacak. 

HEM ÜRETİCİ HEM TÜKETİCİ KAZANACAK

Bu üçlü ortak paydada buluştuklarında ortaya koyacakları örnek ve sağlıklı  projeler ile ülkemizde örnek olmaya namzet olabileceklerdir. Bir kurumun devlet tecrübesi, bir kurumun yereldeki tecrübesi diğer üreticilerin kurumu olan Ziraat odası yetkililerinin birikimleriyle ortaya hem üreticiye kazandıran hem de tüketiciye kazandıran, başka bir ifade ile KAZAN, KAZAN  anlayışı hakim olabilecektir. Yaşananlara bir de bu pencereden bakalım ne dersiniz?