Siyaset
Giriş Tarihi : 07-07-2020 17:32   Güncelleme : 07-07-2020 17:32

BELEDİYELER İLE GELDİLER BELEDİYELER İLE GİDECEKLER

Sakarya İYİ Parti milletvekili Ümit Dikbayır, basın mensupları ile bir araya geldiği basın toplantısında ülke ve ilçe gündemi ile ilgili konuştu.

BELEDİYELER İLE GELDİLER  BELEDİYELER İLE GİDECEKLER

DARBE SÖYLENTİSİ EKONOMİYE VURULAN EN BÜYÜK DARBEDİR

Dikbayır; “ Siyasetçiler kişisel konuşmasınlar toplumsal sorunları ve çözün yollarını konuşmalıdırlar. Bu ülkede darbe söylentisini konuşmak bu ülkenin ekonomisine  verilebilecek en büyük zarar. Darbe söylentisi olan bir ülkede yatırım olur mu? Diyen Dikbayır; “  erken seçim konuşmalarının olduğu bir ülkede ekonomi durur yatırımcı önünü göremediği için seçim sonrasını bekler. Bu sebepleri biz çıkarmadık. Kendileri çıkarttılar kendileri gündem yapıyorlar. Gelelim diğer bir konuya, barolar Birliği… Ankara baro başkanı vahim bir hata yapmıştır. O zaman da biz gerekli tepkimizi verdik. Bugün yalına da yanlış. Bugün konuşuyoruz dönüp tekrar konuşuyoruz sadece baroları konuşuyoruz. Bunların asıl sorunu şu. Bu ülkede adalet iyice dibe gitmeye başladı. Bugün avukatların gündemi, artık adaletle işi olan avukatlara değil AKP teşkilatına gidecek. Asıl sorun bu.

SAKARYA’MIZIN EN BÜYÜK PROBLEMİ DEPREM DEPREM DEPREM

Benim hayatımda hiçbir şey değişmedi diyerek sözlerine devam eden Dikbayır; değişti diyen bana söylesin. Milletvekili olmam hasebi ile haftanın 3-4 gününü ya Ankara’da ya da diğer illere görevli olarak gidersek oralardayım. Sorumluluk taşıyorum ve bu sorumluluğumu yerine getirmeye çalışıyorum. En sonunda dönüp dolaşıp geleceğimiz yer Hendek olacaktır. Her ortamda ifade etmeme rağmen bana Hendek’in bir sorunu gelmedi, kişisel taleplerin dışında bir talep gelmedi. Şimdi bir yerden bir teklif gelmeden senin oraya gitmen bana şov yapma siyaseti geliyor. Bende bunu sevmiyorum. Bana kurumsal bir sorun geldiğinde eğer onunla ilgilenmezsem gelin onu benim suratıma vurun. Biz vatandaşlarımızın sesi olmaya çalışıyoruz. Siz basın temsilcileride bizim bu sesimizi kamuoyuna duyuracaksınız. Elimden ne gelirse yapmaya çalışıyorum. Sakarya’nın genelinde bizim en büyük problemimiz DEPREM DEPREM DEPREM…” dedi.

SAKARAYA’NIN ACİLEN KENTSEL DÖNÜŞÜME İHTİYACI VAR

İyi Parti Sakarya milletvekili Ümit Dikbayır, “1999 asrın depreminden bu güne 21 yıl geçti. Ağzımızda tüy bitti söylemekten. Her yerde söyledim her yerde söyleyeceğim. Sakarya’mızda depremle alakalı hiçbir çalışma yok. Sakarya’nın acilen bir kentsel dönüşüme ihtiyacı var. 10binin üzerinde hasarlı bina var. İlk depremde yıkılmaları muhakkaktır. Bu gerçeğe rağmen maalesef yapılan hiçbir şey yok.  Sakarya Büyükşehir Belediyesinin projeleri, park, bahçe, bal çeşmesi,nostaljik tranvay… Bunların bu ortamda bize bir faydası yok.  Tabi bu projeleride yaparsınız ancak önce Sakarya’nın Sakarya’yı anımsatan bir yapısı yok. Sakarya’nın deprem problemini halledersiniz, trafik problemini halledersiniz ondan sonra 50 milyon harcarsın devasa bir meydan yaparsın, devasa bir eser yaparsın bizde helal olsun deriz.

SAKARYA’NIN HAK’KI YENİYOR KİMSENİN SESİ ÇIKMIYOR

Mecliste çok sayıda önerge verdiğini, kanun tekliflerinde bulunduğunun altını önemle çizen Dikbayır; “ yakın zamanda  benim verdiğim bir kanun teklifi var. Komisyondan geçti, tam genel kurula indirecem Suriye’de şehitler verdik, Tam harekete geçeceğiz Korona gündeme geldi. Meclis tatile giriyor, açılır açılmaz genel kurula indirecem. Orada depremide söyleyeceğim. Sakarya’nın hak’kı yeniyor kimsenin sesi çıkmıyor. “ dedi.

BU ŞEHRİN SORUNLARINI YUKARIYA TAŞIYAN POSTACI GİBİYİM

 Ülke genelinde  Sakarya’lılar olarak Ankara bazında çok kuvvetli olduklarını vurgulayan Dikbayır; “ Ankara’da  STK başkanları  TÜRK-İŞ, ZİRAAT ODALARI BAŞKANI,FIRINCILAR ODASI BAŞKANI Sakarya’lı. Milletvekilleri var ama ne yazık ki bir araya gelip bir lobi oluşturamıyoruz. Vallahi bu lobi bir Malatya’da bir Kayseri’de olsa var ya hükümeti sallar. Bunları söylemekten üzgünüm ama vallahi billahi ben işin içine girinceye kadar böyle olduğunu bilmiyordum. Bu şehirde iki tane genel başkan yardımcısı var, iki tane gurup başkan vekili var, ben Sakarya için şunu yaptım, şunu istedim diyen bir tanesi yok. Ne işe yarıyorsunuz o zaman? Bunları yaşadığımda zannım odur ki bu şehrin sorunlarını yukarıya taşıyan postacı gibiyim.

DEPREM YAKIN ACİLİYET KENTSEL DÖNÜŞÜM

Ben partimin içinde güçlüyüm. İktidar olsak öttürürüm. Tekrar iddialı olarak söylüyorum ki o bakanlığın kapısında yatar öttürürüm. Eksikleri söyler, sorunları anlatır yapılması yönünde baskılarım. “ diyen Dikbayır, yaklaştığını iddia eden deprem’e sözü getirerek; “ diyorlarki kentsel dönüşüm için vatandaşla anlaşamıyoruz. Vatandaşla nasıl anlaşacaksın? Sen vatandaşın hakkını yersen , vatandaşa müteahhitlik yaparsan anlaşamazsın. Vatandaşın hakkını vereceksin. Devlet sende, bakanlıklar sende, belediyeler sende, kanun senin elinde ver vatandaşa hakkını vatandaşla anlaş. Vatandaş sana 2 dönüm arsasını verdiğinde sen ona 2 daire verirsen vatandaş tabi yanaşmaz. İlçemizde Kemaliye Kentsel Dönüşümü sıkıntı. Adapazarında Erenler. Proje yapmışlar, vatandaşın yerlerini almışlar binaları dikmişler ama bakıyorsunuz binaların 3/1 i belediyenin. Sen müteahhitmisin? Bu sistemde yaparsan, haksızlık edersen  başaramazsın. Altını çizerek tekrar söylüyorum hemen yarın ada ada kentsel dönüşümün yapılması zarurettir. Allah korusun yarın bunlar meydana çıkar gittiğim her yerde suratlarına çarparım, Allah o günleri bize göstermesin” diye konuştu.

DEVLETİ YÖNETMEYE TALİBİZ

Sakarya’da 16 ilçe olduğunu yineleyen Dikbayır; “ 16’sıda Cumhur İttifakında. Herşey ellerinde. Gereğini yapsınlar. Başka hiçbir şey yapmalarına gerek yok. Bu sevap onlara yeter. “ dedi.

Dikbayır; “ Biz seçilmiş ve TBMM’de gurubu olan bir partiyiz. İlk altı ay da burada bir etkinlik oluyor, benim partimin ilçe başkanı çağrılmıyor. Bunları aşmaya çalışıyoruz. İlk zamanlara göre daha iyi bir yerdeyiz bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Burası benim ilçem. Ben burada burası benim ilçem diye çalışmadım. Gittim beni tanımayan diğer 15 ilçede çalışmalarda bulundum. Beni en iyi bilen sizlersiniz. Benim bu işlere ihtiyacım yok. Yolda izde anam dinim ağlıyor, üzerimizde bir sorumluluk var gayret etmeye çalışıyoruz.

ERKEN SEÇİM  VE ANKET SONUCU

 Dikbayır, gelen bir soru üzerine ,” şu şartlarda aslında erken seçimin olması gerekir. Neden gerekir? Dışarıya karşı patron benim demesi lazım. Ama yapamaz. Anket sonuçları çok kötü. Bizim durumumuza baktığımızda  telefon anketinde bizler  % 12.3’teyiz. Ama bu anketleri yapan anket firmaları bize şunu söylüyorlar. Eğer telefon anketinde 12.3 çıkıyorsanız sizin konumunuz ‘ 17-18 bandınızda olduğunuzu ifade eder. “ diyen  Dikbayır,

ÜLKEDEKİ YANLIŞLARI DÜZELTELİM İSTİYORUZ

“Bu sistemde biz % 25 ler seviyesinde olsak , 150 milletvekili çıkarsak ne olur? Sistem bu şekilde gidiyor ne faydası var?  Biz devleti yönetmek istiyoruz. Biz ülkeyi yönetelim, ülkedeki yanlışları düzeltelim istiyoruz. Biz yapacağımıza inanıyoruz.

VATANDAŞTAN ESİRGEDİLER MÜTEAHHİTLER

Güneşimiz, toprağımız ,suyumuz var çiftçiliğimiz ,tarımımız, hayvancılığımız geri gitti. Bizim ilk önem verdiğimiz tarım,turizm ve teknoloji.  Üç tarafı denizlerle çevrili ama kıymetini bilmiyoruz. Yeni valimiz geldi. Oldukça başarılı bir vali. Dediği ilk söz ( ben Sakarya’yı böyle bilmiyordum) Evet doğru ifade etmiş. Bizim her şeyimiz var. Ülke olarak da her şeyimiz var değerlendiremiyoruz.  Medya patronlarına milyarlarca dolar kredi verdiler. Vatandaştan esirgedi, esnaftan esirgediler. Bazı esnafların ikili görüşmelerde kendilerine hitaben; ( bizler üvey evlat muamelesi gördük. Sadece 25 bin lira kredi desteği aldık onun haricinde hiçbir destek alamadık) diyerek sitemde bulunduklarını aktaran Dikbayır; “  esnaf iki ay dükkanını açmadı, yeni açtılar görünen durum ortada.

YEDEK AKÇEYE HİÇ DOKUNMADIK, DAHA FAZLA PARA BASIN AMA VATANDAŞA VERİN

Dünyada diğer ülkeler vatandaşlarına 700-800 milyar dolar bu işlkere para ayırırken Türkiye 14 milyar dolar para ayırdı. Para bastılar ağzımızı açmadık, eleştirmedik. Tek kelime etmedik. Bassınlar ama birazda vatandaşa verin dedik. Sadece işadamlarını kurtarmayın, daha fazla basın ama vatandaşa da verin. Biz Kıbrıs çıkartmasını yaptık  yedek akçeye dokunduk mu? En sıkıntılı anlarımızda, depremde bile yedek akçeye hiç dokunmadık. Bunlar devletin yedek akçesini yediler. 139 milyar TL işsizlik fonunda biriken para var, paranın ne olduğu belli değil. O parayı şimdi kullanmayacaksan ne zaman kullanacaksın? Deprem fonunda biriken 60 milyar TL para var, 15 Temmuz şehitlerinin parası var para artacağına geri gelmiş. Bu parayı şimdi kullanmayacaksında ne zaman kullanacaksın? Şimdi biz bunu söylemeyeceğiz de ne söyleyeceğiz?

BU SİSTEMİ DÜZELTMEYE ÇALIŞIYORUZ

Beka beka beka dediler, başımızın etini yediler. 31 Mart seçimleri oldu bitti geçti ne oldu? Ne beka problemimiz var? Millet İttifakı olarak bir çok Büyükşehir Belediyesi’ni kazandık. Ankara’da sokakta kağıt toplayan çocukları sigortalı işçi yaptık. Diyorlardı ki DHKPC’liler su sayaçlarını, doğal gaz sayaçlarını okuyacaklardı ne oldu? Düne kadar İstanbul Büyükşehirde bulunan Esenler otogarında her gün 1-1,5 milyon TL bir şirketin kasasına giriyordu bize geçti şimdi bu para Büyükşehir kasasına giriyor dolayısı ile vatandaşa geliyor.  İşte biz bütün bu yanlışları bu sistemi düzeltmek istiyoruz.

İnananrak söylüyorum ki bugün partimizin içerisinde yer alan öyle değerli insanlar varki  5 tane bakanlar kurulu çıkartırız. Bizim üzerimize düşen en kutsal görev yapılan bu yanlışları vatandaşımıza göstermektir.

 Sakarya’yı  Ankara’dan bizim çocuk olarak görüyorlar. Ülkemiz genelinde bıçak sırtı olan yerlerde örneğin Balıkesir –Bursa. Nasıl hizmet gidiyor biliyor musunuz? Nasıl yükleniyorlar kaybetmesinler diye. Sakarya içinse orası zaten bizim diyorlar. Her ay 11-12 milyon TL Sakarya’nın kaybı var. Şimdi Tüvasaş’ında genel müdürünü Ankara’ya aldılar. Şimdi yaklaşık olarakda 40-50 milyon TL oradan var.

TANK PALET FABRİKASI  VE TERMİK SANTRAL BACALARI

“Bir milletvekili çıkıp bağırdımı? Tank palet fabrikasını kimse konuşmuyor. Neden gitti, nasıl gitti? Sözleşmesini bilen yok. Anlaşmanın şartlarını bilen yok. “ diyen Dikbayır; “ bakın huzurunuzda  kayıt ediyorsunuz söyleyeyim. Bugünkü bu sistemde Cumhurbaşkanı Erdoğan, ( bundan sonra trafik lambalarında yeşilde değil kırmızıda geçeceksiniz) dese herkes biat edecek.  Şaka gibi arkadaş. Bakın daha yakın zaman önce  termik santrallerin bacalarının doğayı kirletmesi olayı vardı. Kıyameti kopardık. Karşımızda nasıl savunuyorlar bilemezsiniz. Yapmayın, etmeyin millete yazık günah dedik. Biz bunları kapatın demiyoruz , bu tesisler bu ülkenin kazanılmış değerleri. Nitekim yasa onların isteği doğrultusunda meclisten geçti. İktidar gurubu parlementoyu alkışlarla inlettiler. İki gün sonra halktan tepkiler çoğaldı ve Tayyip Erdoğan meclisi adeta terbiye etmek istedi. Hayır dedi bunu değiştireceksiniz. Yasa değişti vallahi yine iktidar gurubu alkışladı. Bizde seyrettik işte dumumuz bu halde.

HAVAYİ FİŞEK FABRİKASINDAKİ PATLAMA

Fabrikadaki patlamalar konusunda da görüşlerini açıklayan Dikbayır, kendisinin bir güvenli uzmanı ya da patlayıcı madde uzmanı olmadığını belirterek; “ eksikler var mı muhakkak var. Çıplak gözle gördüğüm kadarı ile o binalar o iş için yeterli değil. Orada büyük bir güvenlik açığı var. Oradaki ama hammadde ama işlenmiş mamul fazla oranda depolanıyor. Daha küçük küçük depolanması lazım. Mesela orada çalışan bir işçi kardeşimiz diyor ki, (malın ısındığını biz söyledik .) Şimdi sen bu kadar malı bir yerde tutuyorsan soğutma sistemin olacak. Soğutma sistemi nem oluştururu ama nem alma makinaları da var. Bunun için yatırım yapacaksın. İnsan hayatı çocuk oyuncağı değil.

RADİKAL KARARLAR ALSINLAR DOLAR 6 TL’NİN ALTINA İNER

 Bunlar yapamaz, neden yapamaz? Sorusunu soran Dikbayır kendi sorusunu cevaplarken; “ bunlar güç zehirlenmesine girdiler. Yapacakları üç dört radikal kararlar almaktır. Bu ülkede çok şeyi değiştirir. Mesela,  adam gibi yargı reformu yap, güçlendirilmiş parlamenter siteme geri dönelim, o sistemi daha da güçlendirelim, adam gibi yargı sistemi kuralım. Düya görsün ve inansın ki bu ülkede adalet var desinler. Şu anda dünyada hiç olmadığı kadar para bolluğu var. Gidecek yer arıyor. Sadece bu kararları almak Doları 6 TL’nin altına çeker.

BU ÜLKENİN EN BÜYÜK SORUNU A-DA-LET-SİZ-LİK

“Ana nizamiyedeki giriş kapısında bulunan bilgisayar kasasının fabrika sahibine yakın kişilerce çalınmaya çalışıldığı basına yansıdı bu nasıl yorumlarsınız?” Sorusuna Dikbayır , “adaletsizlik en büyük sorunumuz. Bu ülkeye en büyük zararı veren sorun. Bugün dünyada para bolluğu var ve sermaye gidecek güvenli liman arıyor. Sadece Türkiye’deki adalet sistemine güvenmedikleri için ülkemize gelmiyor. Yarın ne olacağı belli değil diye Türkiye’ye gelmiyor, dışarıda eksi faizle tutuyorlar. Size yeminle söylüyorum. Bir haftada iş çözülür. Devlet bir karar alsın, iddia ediyorum iktidar bu kararı alamaz ama alsın, radikal bir karar. O dakka dolar 6 TL’nin altına iner. Ekonomiye yansımasını tek tek konuşabiliriz.

BABANIN PARASIYLAMI YAPIYORSUN YAPACAKSIN TABİ

İktidarın her yerde propaganda amaçlı söylemlerde bulunduğunu iddia eden Dikbayır; “ şimdi bunlarda şöyle bir hastalık var. Biz şunu yaptık, bunu yaptık. Yapacan tabi babanın parasıyla mı yapıyorsun? Bizim verdiğimiz vergilerle yapıyorsun. Yapmak için geldin. Öyle iddia ettin, buna talip oldun. Yarın biz iktidara geldiğimizde biz enkaz edebiyatı mı yapacağız? Bu devlet güçlü bir devlet, evet yanlışlar yapılmıştır ama biz doğrusunu yapacağız diyeceğiz. Bu kadar basit, yapanlar var. Belediyelerle geldiler belediyelerle gidecekler, asla önüne geçemezler bu kadar da iddialı konuşuyorum” dedi. Bugün ülkemizde büyük fukaralık var ve bu vatandaşın cebine yansıdı. “

BİZ UTANDIK , DEVLET 10 TL PARA İSTİYOR

Pandemi sürecinde ülkemizin dış ülkelere maske yardımında bulunuyor olmasından gurur duyduğunun altını çizen Dikbayır; “ bu konuyla ilgili parti içerisinde üyeler bazında bir çalışma başlattık. Dedikki her üyemiz ayda  5 TL versin. Bu paranın bir kısmını teşkilatlara yönlendiririz. Ülkenin geldiği bu günde bu parayı istemeye utandık hala utanıyoruz. Niye? Vatandaşın hali perişan diye. Bu çalışmayı iki kez erteledik. Birinde Suriye şehitlerini yaşadık, diğeri de pandemi süreci oldu. Biz bu parayı istemeye utandık ama devlet bugün vatandaşından 10 TL para istiyor.

BARZANİ ÜZERİNDEN PKK’YA MASKE GİTTİ

Süreç içerisinde ben konuyu gündeme taşıdım,PKK’ya maske gitti dedim bana küfrettiler.Bana Kızılay cevap veremiyor. Bakanlık cevap vermiyor, vatandaş küfür ediyor yahu neden küfür ediyorsun? Ben bir şeyi 5 kere teyit etmeden söylemem. Barzani üzerinden PKK’ya maske gitti. Bana küfür ettiler on gün sonra ABD üzerinden gitti. “ diyen Dikbayır iktidara büyük suçlamada bulundu.

SEN BİZE BU PARAYI BAĞIŞ ET SANA İHRACAAT İZNİ AÇALIM

Bunlar maske üreten vatandaşa dediler ki bize maskeyi bu paradan verecen. Adamın hammaddesi şişmiş bütün dünyada olan bir şey. Adam diyor ki veremem. Adam verdi parasını alamadı. Adama ne dediler biliyor musunuz? Sen bu parayı bize bağış yap, biz sana bu kadar ihracaat izni açalım. Şimdi bir devlet bunu yapar mı?

İYİ PARTİ ADAYI VE ESNAF ODASI BAŞKANI KONGREYE DAVET EDİLMEDİLER Mİ?

Toplantının ilerleyen dakikalarında konu Hendek siyasetine geldi. Başlıktaki soruyu milletvekili Dikbayır’a yönelttik. Dikbayır; “ Şunu kabul ediyorum. Sadece Hendek için değil Sakarya içinde, Türkiye içinde söyleyebilirim. Şu bir gerçek ki dünyanın en zor işi yeni bir iş kurarsın 1-2 yılda oturtturursun.  Ama tabela partisi değil de iktidar olacağım iddiası ile parti kurup halkın karşısına çıkmak dünyanın en zor işi. Eksiklerimiz var, hatalarımız var. Düzelte düzelte gidiyoruz.  Yalnız bu pandemi sürecinde çok kısıtlamalar getirildi. Bundan dolayı bir eksiğimiz olabilir varsa özür dileriz. Ben isterim ki Hendek’in bütün STK’ları orada olsun. Hatta öyleki  hep beraber bir araya gelelim. Sorunları yatıralım, tartışalım. Varsa bir şey çözüm üretelim. Ben her şeyi bilemem. Asıl problemimiz bu. Adam çıkıyor ben her şeyi bilirim diyor. Öyle ki adam hem makine mühendisi hem doktor. Hem fizikçi hem kimyacı. Biz böyle demiyoruz. “ diyen Dikbayır yaşadığını şu sözlerle ifade etti.

Dikbayır;  “daha dün akşam ilçemizdeki nakliye sektörü çalışanları ile bir araya geldim. Onlarla alakalı meclise öenrge vermiştim, gelirken çıkardım onlara verdin ve onlara bakın sizin haklarınızı savunuyoruz, şunu yaptık bunu yaptık demedim. Onlara şunu dedim. Önergelerime bakın, araştırın. Bizim eksiğimiz olabilir. Sizler sektörden geliyorsunuz. Sizin öneri ve tavsiyelerinizle bizimkileri bir araya getirelim. Ortak akılda buluşuruz. “ dediğini belirterek istişare etmenin faydasını anlattı.

MHP KANADI DALGA GEÇİYOR

Mevcliste zaman zaman önergeler verdiğini söyleyen Dikbayır; “ bugün bizim verdiğimiz araştırma önergeleri, soru önergesi, kanun tekliflerimizle iktidar, özellikle MHP kanadı  dalga geçiyor. Niye dalga geçiyorlar? Çünkü verebilecekleri cevapları yok. Örnekleyecek olursak Tank Palet fabrikası. Orayla ilgili dedim ki oturalım,konuşalım. Doğru iş yapıyorsanız bizi ikna edin bizde sizi destekleyelim. Hiç biri bu teklifimize yanaşmadılar” iddiasında bulundu.

AKŞENER-DİKBAYIR AKRABALIK İLİŞKİLERİ

Akrabalık bağları nedeni ile vekil oldunuz şeklinde gelen bir soru üzerine açıklamasına devam eden Dikbayır; “  Sayın Genel Başkanımız Meral Akşener  bu ülkede içişleri bakanlığı yaparken, meclis başkan vekilliği yaparken , en kaliteli en konforlu yerlerde siyaset yaparken kendisi ile bir kare fotoğrafım var mı? Var diyen ortaya koysun. Ben en zor zamanında yanında dikildim, neden? Ülkem için. 28 yıl bir fiili MHP’de emeğim var. Beni hiçbir yere aday gördünüz mü? Ne ilçe ne il başkanlığı,ne meclis üyeliğine. Ben her zaman doğru bildiğim şeyin yanında olmaya çalıştım, 28 yıl boyunca. Ama üzerimize basmışlar biz sonra farketmişiz. Şimdi benim bütüm emeğimi buruşturup atıyorlar, ben sadece Meral Akşener hanımefendinin akrabasıymışım… Yazıklar olsun başka bir şey demiyorum.

3-5 ŞAHSA ASLA HAK’KIMI HELAL ETMİYORUM

Parti değiştirmesi ile ilgili gelen bir soruya  cevap veren Dikbayır; İftiranın hem günah hem de ayıp olduğunu ifade ederek“ siyaset bugün var yarın biter. Benim onların üzerinde emeğim var. Bu davaya ettiğim hizmet emeğim her şeyiyle helal olsun ama 3-5 tane şahıs var asla hak’kımı helal etmiyorum. Öbür cihanda da iki elim yakalarında. Ben biliyorum ki  MHP’deki süreç içerisinde benim dava arkadaşım cebindeki 20 liranın 10 lirasını araca benzin olarak koydu ve biz köylere çalışmaya gittik. Bu emeklerimi görmezden gelmeye, emeklerimizi paçavra etmeye hakkınız yok. Ben buradan bakıyorum. Yazıklar olsun, haram zıkkım olsun. Bu siyaset bugün var yarın yok işte siyaset yapanlar şehirlerine geldiler. Adam gibi yapanlar başı dik dolaşıyor, Allah bize de nasip eylesin. Bu siyaset sürecinde bir kuruşluk haram benim boğazımdan geçecek ise, yolsuzluk,arsızlığım varsa  Allah o dakika canımı alsın. “dedi.

SASKİ OLAYI-BENİ SATIN ALACAK PARA İCAT OLMADI

İlçemizde 29 Nisan akşamı yaşanan isale hattındaki kötü koku nedeniyle kendisinin aranarak bilgilendirildiğini ifade eden Dikbayır, gerekli hukuki işlemi başlattıklarını vurgulayarak; “ bakın cihazlarınız açık açıkça söylüyorum, Saski olayında yetkililer beni aradılar, otoralım, konuşalım, anlaşalım… Beni satın alacak para icat olmadı. Nokta… “ söyleminde toplantıda bulunan bir gazetecinin, ( kayıt açık) uyarısında bulunması dikkat çekti. Dikbayır, maknaların açık olduğunu bildiğini onun için özellikle söylediğinin altını önemle çizdi.

YENİ DÖNEM BELEDİYEYİ KÖTÜ GÖRÜYORUM

Eski dönem belediye ile yeni dönem Hendek Belediyesi çalışmalarını nasıl görüyorsunuz? Sorusuna Dikbayır; “ kötü görüyorum. Neden biliyor musunuz? Bir insanın yüzüne konuşmadığımı arkasından konuşmam. Ben bunu Ali başkanın yüzüne de söyledim. Siz yaptınız siz çekiyorsunuz. Biz referandum sürecinde canımızı dişimize takıp mücadele ettik bu sistemin yanlış olduğunu anlatmanın mücadelesini verdik. 24 Haziran seçimleri sonrasında Sakarya’da medya ile basın toplantısı yaptık. Onlara şu cümleyi kurdum. İyiki iktidar milletvekili değilim. Kimisi güldü kimisi beni siyaseti bilmemekle suçladı. Yarın anlayacaksınız diye konuştum. Şimdi onların durumuna bak benim durumuma bak. Ben vekillik yapmaya çalışıyorum onlar piyasaya çıkamıyorlar.

KEŞKE ALİ İNCİ OLSAYDI

 İşte şimdi soruyorum. Doğru olması gereken siyaseten  Çiğdem Erdoğan Atabek mi, Ali İnci mi?  Yine soruyorum, Kenan Sofuoğlu’mu Ali İnci mi? Ben Ali İnci’ye hayatımda oy vermemiş biriyim. Ama ben siyaseten Ali İnci’ye yakın bakıyorum. Ben inanıyorum ki eğer Ali İnci milletvekili olsaydı, belediye başkanı olsaydı  bir şeyler yapardı. Şu an Hendek Belediyesi’de aynı durumda iş yapamıyorlar. Hendek bunu haketmiyor. Mevcut belediye başkanının bana hiçbir talebi olmadı zaten bundan sonra da olamaz karşı ittifaka geçti. Ben demek Hendek demek değil. Ben Hendekli bir Ümit Dikbayır’ım. Ben şunu deim, burada bir ihtiyaç varsa, yapabileceğim ne varsa elimden geleni yaparım. Pamukova belediye başkanına gittim, giderken de buranın belediye başkanına haber gönderdim. Neden ona gittim de buna gelmedim. Çünkü Turgut bana hayırlı olsuna gelmedi. Benim onun üzerinde çok emeğim vardır, ben onun abisiyim. Kırgınlığım olsa da hiç önemli değil.

AK PARTİ DIŞINDAKİLERİNDE BELEDİYECİLİK YAPABİLECEKLERİNİ GÖSTERMEK İSTERDİK

Ama Pamukova üzerinden konuyu daha da açayım ki daha anlaşılır olsun. Pamukova belediye başkanı Güven beye dedim ki, başkanım, biz senden sadece şunu istiyoruz. AK Parti haricinde de belediyecilik yapılabileceğini göstermek. Burda güzel belediyecilik yap,vatandaşa hizmet ver, işte ilçe il teşkilatım burada. Senden partimiz olarak en ufak bir talebimiz olmayacak. Ama ben sana şunu yapabilirim. Ben GİK  komisyonundayım, iller bankasından elimde ne imkan varsa kullanırım. Diğer belediyeler ile kardeş belediyeciler var elimdeki imkanları kullanırım.

1,5 YIL GEÇTİ, ELLE TUTULUR BİR PROJE YOK

Ne yazık ki o bir sebeple AKP’ye gitti, burası ne sebeple gitti bilmiyorum. Durumumuz bu, durum iyi değil. Seçimlerin üzerinden 1,5 yıl geçti elle tutulur bir şey yok, görmedim. Ben istiyorum iyi olsun. Yarın döneceğiz bu memlekette yaşayacağız. Gördüğüm bir şey daha var o da şu anki AKP belediye milletvekilleri de belediye başkanları da mutsuzlar. Particilik de siyasette yapamıyorlar. Şu an Pelikan denilen bir gurup var Türkiye’yi o yönetiyor. “dedi.

TAM ÇARŞAF LİSTEDE 4’CÜ SIRADAYIM GURUR DUYMANIZ LAZIM

Kendisinin İYİ Partinin kurucularından olduğunu belirten Dikbayır; “ çoluk çocuğundan geçtim,  zamanımdan, sağlığımdan ödün verdim. Bu ülkeyi karış karış dolaştım. Ben bu partinin kurucu üyesiyim. Genel idare kurulu üyesiyim.  3 Ağustos 2019 tarihinde tam çarşaf liste ile, altını bir kez daha çizerek söylüyorum tam çarşaf listede ben 4’cü çıktım. Türkiye’nin bütün delegeleri beni sevmiş. Beni benimsemiş ve beni dördüncü sıraya taşımış. Bundan gurur duymanız lazım. Sakarya’nın bu kouya birde şu pencereden bakmalı. Bu adam yarın iktidar olursa Sakarya için ne yapar?

LİYAKATSİZ İNSANLARIN ÖNEMLİ KADEMELERE GELMESİNE SÖYLENECEK SÖZÜMÜZ VAR

Biz parti olarak liyakatli yöneticiler hakkında bir söylemde bulunmuyoruz. Esas mesele liyakati olmadan devletin en önemli kurumuna gelirsen söyleyecek çok sözümüz olur” diyerek  ekonomist olmayan Berat Albayrak’ı işaret etti.  Dikbayır, bazı cenahların akrabalık ilişkilerini öne çıkartarak yıpratma politikasına odaklandıklarını vurgulayan Dikbayır; “ ben bu zamana kadar eğilmedim, bükülmedim bundan sonra eğilirsem Allah canımı alsın” dedi.

BABAOĞLUNUN PARTİ DEĞİŞTİRMESİ ONUN SİYASİ TERCİHİDİR, EKİBİN SENİN ÜZERİNDE HAKLARI VAR BİR İMZA İLE BİR YERE GİDEMEZSİN

Gelen bir soru üzerine Dikbayır; “ benim baktığım pencere Hendek penceresi. Onların siyasi yaşantısı beni ilgilendirmez. BBP’ye gider, MHP’ye gider. Bu onun kendi siyasi tercihidir. Ben Hendek penceresinden bakıyorum. Geçmesinin Hendek’e faydası var mı ben onu görmek istiyorum. Konuyu genişletelim Hendek’in dışına çıkaralım yani özne Hendek olmasın. Bir seçime giriyorsun, arkanda bir teşkilatla çalışıyorsun. İlçe başkanı var,ilçe yönetimi var, onlar o adama kefil oldular. Tıpkı benim seçmenimin benimle beraber yürüdüğü gibi. Onları mahçup etmemek adına benim çok çalışmam gerekir. Şimdi bunların senin üzerinde hakları var. Çalışırken bunlarla çalışacaksın sonra bir imza ile bir yere gidemezsin. Bunu Hendek özetinde konuşmuyorum. Milletvekili olsun belediye başkanı olsun. Doğru bir davranış değil.

SEÇİM BEYANNAMESİ  ADAYIN NAMUSUDUR SÖZ VERDİYSEN YAPACAKSIN

Adayların seçmene vaattde bulundukları seçim beyannamesinin o adayın namusu olduğunu vurgu yapan Dikbayır; “ verdiğin sözü yapamıyorsan söz vermeyeceksin NOKTA… ben onu da yaparım bunu da yaparım bu işler öyle o kadar basit değil. Söz verdiyesen yapacaksın , yapamayacağının  sözünü vermeyeceksin. Ben böyle bakıyorum. Biz böyle eski model siyaset yapacaksak Allah nasip etmesin.

DEPREM KAPIMIZDA ALINAN HİÇ BİR ÖNLEM YOK

Toplantıda hazır bulunan İYİ Parti il başkanı Selçuk Kılıçaslan söz alarak sözü depreme getirdi. Kılıçaslan; “ bölgemiz deprem bölgesi. Hasarlı konutların sayısı çığ gibi. Belediye başkanlarının önünde 3,5 seneleri var. Bugün bütün kararlar alınmış olsa zaman başlayıp bitirmenize yetmiyor. Şimdi soruyorum. Hangi döenmde yapacaksınız? Sen 5 yıla mı talip oldun, yoksa 20 senesine mi talip oldun? Bu sorulara verdikleri yanıtlar çok ilginç. Diyorlar ki, ( iki kişiyi bir araya getiremiyoruz. Nasıl yapacaksınız kentsel dönüşümü?) Bugün Adapazarında benim insanlarım  çürük çarık, hasarlı konutlarda yaşıyorlar. Buralarda ortalama 40 bin kişi yaşıyor. Çıkmış hala anlatıyorlar. Bir yere park yapmışlar, iki direk dikmişler, birde yolda gördükleri yaşlı amcaya nasılsın diyip sarılmışlar. Bunlar dediler ki bütün köylere köy konağı yapacaklarının sözünü vermişlerdi. Olanı onaracaklarını diğerlerini de yapacaklarını söylemişlerdi. Seçime 3,5 seneniz var hadi bakalım göreceğiz. Seçimin son virajına girdiğinizde yani son bir yılda zaten hizmetler sekteye uğruyor dolayısıyla 2,5 sene gibi zamanınız var.

ASLA BAHANE KABUL ETMİYORUZ, BU İŞİ ÇÖZECEKSİNİZ

Tekrardan söz alan Dikbayır asla bahane kabul etmediklerinin altını çizerek; “ devlet elinizde, bakanlıklar elinizde belediyeler elinizde vatandaşın hak’kını verin , vatandaşın hak’kını yemeden bu kentsel dönüşümü gerçekleştirin.  Oturamıyoruz, anlaşamıyoruz, yapamıyoruz  bunların hiç biri bahane değil. Yarın ah vah etmenin çözüm olmadığını” önemle ifade eden  Dikbayır, “bunlar belediyelerle geldiler belediyeler ile gidecekler” dedi.

BAŞKENT VE HALK MARKETTE SAKARYA ÜRÜNLERİ

Yeni bir belediyecilik anlayışı ile üretici ile tüketiciyi bir kulvarda buluşturacaklarını ifade eden Dikbayır kananaların vatandaşlar olacağını söyledi. Proje konusunda ipiçlarını basınla paylaşan Dikbayır;  “ mesela  Ankara’da BAŞKENT MARKET  adı altında marketler açılacak, ürünü direk üreticiden alacak halka da ucuza mal satacak. İstanbul genelinde de başlangıçta 40 adet ile HALK MARKET açılacak. İşte bir Sakarya milletvekili olarak onlardan ben şunu istedim. Sakarya’dan da ürün alın. Şimdi bu çalışmayı yapıyorlar. Böylece çiftçi ürününü değerinde onlara satacak, halka yararlı işler yapacaksanız böyle projeler üretmelisiniz” diyerek iktidara yüklendi.