Güncel
Giriş Tarihi : 26-06-2020 15:16   Güncelleme : 28-06-2020 17:57

YAYLA TURİZMİNE HAZIRLIKSIZ YAKALANIYORUZ

Yaylalarda Mülki Haklar TC Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan alınan bilgiye göre Medeni Kanun’un 641 ve 912. maddeleri yaylaları “yararı kamuya ait olan mallar” olarak tanımlamış ve devletin hüküm ve tasarrufunda olan bu yerlerin tapuya tescil edilemeyeceğini hükme bağlamış.

YAYLA TURİZMİNE HAZIRLIKSIZ YAKALANIYORUZ

PANDEMİ SÜRECİ BİZE HER ŞEYİN PARA OLMADIĞINI GÖSTERMEDİ Mİ?

Hendek, coğrafi konum olarak Sakarya’mızın diğer ilçelerine oranla daha stratejik bir konumda. Buna bağlı olarak yöneticilerimizin ileri görüşlülüğü yakın zamanda ilçemizin kısa zamanda hem coğrafi olarak genişlemesine hem de ekonomik olarak zenginleşmesine neden oldu.

MERALAR KENTLEŞTİ, EKOLOJİ PARÇALANDI

Şehirlerde doğayla birlikte yaşamak yerine onun üzerinden sermaye birikiminin sağlanması ve talan ortaya çıktı. Gelişen kentlere doğru göç dalgası yaşanırken kır-kent ayrımı ortadan kalktı. Dere yatakları, vadiler, ormanlar, sulak alanlar, havzalar, kıyılar, meralar da kentleşti, ekoloji parçalandı. ( Ekoloji Birliği)

ÖNCE ALT YAPI VE KONUYA VAKIF ELEMAN YETİŞTİRİLMELİ

Tabi artıları görürken eksileri de bilmemiz gerekir. Peki nedir eksilerimiz diyecek olursak karşımıza ilk çıkan hazırlıksız yakalanmamızdır. Zira ilçemizde üniversitenin kurulması, 2.OSB’nin kurulması ve hızla yol alması karşısında bizler hazırlıksız olarak yakalandık ve yıllarca onun acılarını çektik. Meslek sahibi olmayan, açılan fabrikalarda aranılam eleman statüsünde bulunmayan gençlerimiz sayesinde  OSB büyük göç aldı. Dünkü bu yanlışın hala günümüzde devam ediyor olması da cabası…

DİKMEN-ÇİĞDEM MERKEZ ÜS OLUR MU?

İlçemiz ekonomik yönden diğer ilçelerimize rağmen çok daha iyi bir durumda. Doğa harikası olan yaylalarımız turizmin özlediği atmosferde. Son günlerde Çiğdem, Dikmen yaylalarının doğallığı farklı spor dallarının üssü olacağı dillendirilmekte.

YAYLALARIMIZ MÜLKİYET REJİMİ İLE SINIRLANDIRILAMAZ

Geçmiş yıllarda HES’lerin faaliyete sokulması tabiatı ve bölgede iklimi değiştirdi. Hayvancılığın revaçta olduğu yıllarda yaylalarımız köylülerimizin geçim ve dinlenme, kültürel faaliyetlerini icra etmekte bulunmaz birer nimetlerdi. Bu yaylalar kimin diye baktığımızda oraların yüzyıllardır kullanan ve yaşatan bölge insanlarının olduğu gerçeğini fark ederiz. Ne hazindir ki devletimizin bakanlıkları ve orman bölge müdürlükleri vasıtası ile yaylalarımızdaki yapılaşma kanunen her ne kadar durdurulmuş olsa da hayvancılığın sona ermesi, kültür turizminin sekteye uğraması,yaylara olan özlemi sonlandırdı. İşte tam bu ortamda son günlerde bazı aç gözlü insanların tutumları oldukça dikkat çekici. Zira, derelerin ve yaylaların , meraların vatandaşlar tarafından mülkiyeti ve kullanım hakları olabilir ancak bu alanlar toplumsal müşterek olup kullanım hakkı hiçbir mülkiyet rejimi ile sınırlandırılamaz.

KANUNU DEVLET ÇIKARIR VATANDAŞ UYGULAR

Oysa günümüzdeki gelişmelere baktığımızda muhteşem doğal güzelliğe sahip yaylalarımız yapılaşmalar neticesinde rantsal kazançlara heba edilir durumda. Devletimiz her ne kadar kanun ve kuralllar manzumesi hazırlamış ve uygulamaya sokmuş ise de yaylarımızdaki yapılaşmaların hala devam ettiği bilinen bir gerçek. Yaylalarımızdaki yapılaşmaya bakıldığında bölge ile hiçbir bağlantısı olmadığı halde mülkiyeti olan insanların varlığı inkar edilemez. Bu durum bölge vatandaşlarının ellerindeki nimete yeterince sahip çıkamadıklarını gösterir.

TURİZM PLANLI VE ÖLÇEKLİ OLMALI

İşte bu plansız büyüme ve yapılması düşünülen etkinliklere ev sahipliği yapacak olan bölge insanı da bu kazanımlara hazırlıksız yakalanacağı aleni ortada. Bu durum doğal güzelliğin daha da kaybolmasına, hayat damarlarımızın rant uğruna koparılmasına, çevre kirliliğine vs. sebebiyet verecek, onarılmaz yaraların açılmasına vesile olacaktır.Bunun önüne geçilmesinin en basit yolu kamu kurumlarının işi sahiplenmesi, bölgenin sorumluluğunu üstlenmeleri, bu istikamette planlamalarını yapmaktan geçiyor. Köylerimizdeki çöp sorununa dahi çözüm bulunmaması karşısında ben yaptım oldu mantığı ile atılacak olan adım ya da adımlar bölgeye yarardan çok zarar getirecektir. Bu konuda da hazırlıksız yakalanan ilçemiz insanı bu işten kar etmek bir yana telafisi zor zararlar göreceği kaçınılmaz olacaktır.