Tarih: 19.01.2026 10:00

YOLUN SONU GÖRÜNÜYOR, AKP ARKASINDA AĞIR MİRAS BIRAKARAK GİDİYOR

Facebook Twitter Linked-in

"4 BİN YILLIK TÜRK TARİHİNDE İKTİDARI CEMAATLER VE TARİKATLARLA PAYLAŞAN TEK İKTİDAR AKP İKTİDARIDIR"

"TÜRK SAĞLIĞINI AK PARTİ İKTİDARA GELDİĞİNDEN BU YANA ÖZEL HASTANE SAHİPLERİ YÖNETİYOR"

"SAĞLIK BAKANLIĞI TARİKAT VE CEMAATLERİN DENETİMİ ALTINDA"

 

25 YILLIK AKP İKTİDARINDA TÜRK HALKININ % 85'İ  FAKİRLEŞİRKEN  KÜÇÜK AZINLIK ZENGİNLEŞTİ
    Prof. Dr. Ümit Özdağ: "Hepinizi saygıyla selamlıyorum ve katılımınız için teşekkür ediyorum. Çalıştayın düzenlenmesini güçlü ekibiyle sağlayan değerli Şehirlioğlu Hocama da teşekkürlerimi ifade ediyorum. AK Parti 2002 yılında geldi iktidara ve 2027 yılında yapılacak olan erken seçimlerle iktidardan gittiği zaman 25 yıl iktidarda kalmış olacak. Evet, yani Cumhuriyet tarihinin aşağı yukarı dörtte biri AKP iktidarıyla geçti. 
  Zafer Partisi'nin kuruluş amaçlarının başında Türk devletini Türk milletine geri vermek vardır. Başkanlık rejimine geçildi ve başkanlık rejimine  geçildikten sonra da 9 seneden beri, şimdi 9. senesine giren ağır bir ekonomik kriz başladı. Sabit gelirlilerin milli gelirden aldığı pay bu 9 sene içerisinde azaldı. Özetle memur fakirleşti, esnaf fakirleşti, emekli dul ve yetim fakirleşti, Türk sanayicisi fakirleşti, Türk sanayicisi Türkiye'yi terk etmeye,  uluslararası rekabetten kopmaya başladı ve özetle Türk halkının yüzde 85'i fakirleşirken küçük bir azınlık rantiye zenginleşmeye devam etti ve ediyor.
YOLUN SONU GÖRÜNÜYOR, AK PARTİ ARKASINDA AĞIR MİRAS BIRAKARAK GİDİYOR
  AK Parti gidiyor. İktidarı terk ederek gidiyor. Kaybedeceklerini onlar da çok net görüyorlar. Londra'da kimlerin ev satın aldığına bakın, kimlerin yurt dışında  gayrimenkul aldığına bakın, kimlerin hazırlık yaptığını iktidardan gitmek için görüyorsunuz. Ancak AKP iktidarı gerisinde çok ağır bir miras bırakarak gidiyor.  Bu mirası devralacak iktidarın daha 1. günden başlayarak ne yapacağını çok iyi bilmesi gerekiyor ve nasıl yapacağını ve kimlerle yapacağını da çok iyi  bilmesi gerekiyor. Elinde bir yapılacak işler listesi olması lazım. Hani şöyle bir listeniz olur, yanına yapılınca çarpı atarsınız. İşte böyle bir listeye ihtiyacı var. 
EĞİTİM SİSTEMİNE REFORM LAZIM
   Zafer Partisi de yapılacak işler listesini hazırlıyor şimdi. Bu çalıştay da yapılacak işler listesinin oluşturulduğu zeminlerden bir tanesi. Mesela 1. gün devlet  planlama teşkilatının tekrar kurulması, Türkiye'nin stratejik aklı ve stratejik hafızası olan 5 yıllık ve 15 yıllık kalkınma planlarının devreye sokulması,  ortaokuldan başlamak üzere yine 1. gün, askeri okulların Kuleli'nin, Deniz Lisesi'nin, Hava Lisesi'nin ortaokul bölümleriyle birlikte kurulması, askeri yargının kurulması, askeri sağlık sisteminin kurulması. Eğitim sisteminin derhal değiştirilerek meslek liselerine ağırlık veren bir sistemin kurulması,  üniversitelerin rehabilite edilmesi ve köy okullarının tekrar açılması, köye ve tarıma dönüşün teşvik edilmesi. Tabii bunları yaparken ülkemizin ekonomisi,
demografisi, kültürel yapısı ve geleceği üzerinde büyük bir yük oluşturan küresel göçün sonucu olan ve Suriye'deki stratejik göç mühendisliğinin sonucu olan büyük göçün geriye çevrilerek ülkemizdeki 13 milyon sığınmacı ve kaçağın vatanlarına döndürülmesi ve Tertemiz Türkiye Projesiyle uyuşturucu,  organize suç ve sanal kumara karşı büyük bir mücadele başlatılması.
EĞİTİM VE SAĞLIK KAMU HAKKIDIR
   Tabii sağlık alanında da ağır bir tahribat olduğu gözleniyor. Bunun temel nedeni, Türk sağlığını AK Parti iktidara geldiğinden bu yana özel hastane sahiplerinin yönetmesi. Oysa eğitim ve sağlık bir kamu hakkıdır arkadaşlar. Bu ikisi de ortadan kaldırıldı. 'Paranız yoksa iyi eğitim alamazsınız,  paranız yoksa iyi sağlık hizmeti alamazsınız'. Bir gerçek gibi Türk halkına yıllardan bu yana pazarlanıyor. Bunu bir Avrupa ülkesinde söyleyemezsiniz. 
NÜFUSUMUZUN AZALMASININ YEGANE SEBEBİ EKONOMİKTİR
   Bir Avrupa ülkesinde anne ve babalar çocuk yapmaya karar verdiklerinde hangi özel koleje yollayacaklarını ve o kolejin fiyatını hesaplamazlar.  Çünkü devlet okulları gereken eğitimi vermektedir. Oysa Türkiye'de biraz önce hocamın da ifade ettiği gibi çocuk sayısı hızla düşüyor ve bunun önemli nedenlerinden bir tanesi de ekonomik baskı ve yıkım. İş bulamayan veya kazandığıyla ancak kendini ve eşini birlikte kazandıklarıyla  geçindiren çiftler bir çocuk sahibi olursak onu nasıl okula yollarız, hasta olduğunda nasıl hangi özel hastaneye götürürüz endişesi içerisinde çocuk yapmayı erteliyorlar.
TARİKAT VE CEMAAT YAPILANMASI
   Sağlıktaki bu olumsuz gidişin bir başka nedeni hiç şüphesiz 2002'den bu yana Sağlık Bakanlığı'nın da tarikat ve cemaatlerin denetimi  altında olmasıdır. Bunu söylemeden yola çıkamayız. Sadece kötü olan FETÖ değildir. Tarikat ve cemaatler devlet yaşamına müdahale  ettikleri andan itibaren devletin temel menfaatleri ve milletin menfaatleriyle ters düşüş süreci içerisine girerler. 
Keza bugün burada çalıştayda ifade edildiği gibi yine bu 25 sene içerisinde sağlık eğitiminin kalitesinde de ciddi bir düşüş gözlenmiştir. SAYDAM Projesi'nin hedeflerinden bir tanesi muhakkak sağlık eğitiminin kalitesinin yükseltilmesi olacaktır. 
DOKTORLARA, GİDERLERSE GİTSİNLER DİYEN ZİHNİYETİN BAŞARISI ORTADA
   Yurt dışına giden doktorların ekonomik nedenlerle gittiği iddiası büyük bir yalandır. Çünkü özellikle Avrupa ülkelerine giden doktorların Avrupa'da aldığı maaşlarla Türkiye'de almış oldukları maaşlar arasında çok ciddi bir fark olmadığı ifade edilmektedir.  3-4 bin Euro civarında. Peki, bu doktorlar neden yurt dışına gitmektedirler? Doktor dövmenin marifet olarak ifade edilebildiği bir ülkede  'giderlerse gitsinler 'diye doktorlara yol gösterildiği bir zihniyette doktorların da yurt dışına gittiği gayet net görülüyor. 
 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —