bizimhendek.com
Advert
Advert
HASTANE Mİ SAĞLIK OCAĞI MI?
admin

HASTANE Mİ SAĞLIK OCAĞI MI?

Bu içerik 303 kez okundu.
Reklam

Hani deriz ya…

Allah düşürmesin, Allah eksikliğini de göstermesin…

Varlık içerisinde yokluk çektiğimizin aleni bir göstergesidir HENDEK DEVLET HASTANESİ ve yaşananlar…

Rahmetli Rıdvan  Kırval…

Sabah saat 20.00 sularında ilk adımını attığı hastaneden umduğunu bulamayan hasta yaklaşık 12 saat hastane hastane gezdirildi ne için, yaşadıklarına çare adına…

Bir umut dedi ailesi oradan oraya…

Anlatayım detaylarını, yorumu sizler yapın.

Pazar sabahı  erken saatte  lavobaya kalkan merhum kardeşimiz lavabo önüne düşer. Çocukları kaldırdılar. Rıdvan kendindedir yani akli melekeleri yerinde. Karnının çok ağrıdığını söyler.

Çocuklar 112 acili ararlar ve ambulans gelir. Evden hastayı alır ve ilk nokta Hendek Devlet Hastanesi… Pardon ya Sağlık ocağı…

Zira çocuklarının “ Babamı direk Adapazar’ına götürelim” söylemi boşta kalır. Çünkü prosedür gereği Hendek’te alınan bir hasta ilk olarak Hendek Devlet hastanesine  girişi yapılacak ve ancak Hendek Devlet Hastanesinin  direktifi ile  Adapazar’ına nakledilebilecektir.  Öylede olur ve merhum Kırval, Hendek Devlet hastanesine  götürülür. İdrar ve kan tahlili yapılır. Görünen idrar yollarında enfeksiyondur. İddialara göre  “taş düşürüyor” teşhisi konularak gözetim altına alınır, serum takviyesi yapılır.

Kimsenin aklına modern hastanemize alınan Tomografi filmi çekmek gelmez.  Aslında gelir de ikinci el hurda olarak Yenikent Devlet Hastanesinden alınan tomografi cihazı  ARIZALIDIR.  Zaten geldiğinden bugüne hep arızalı…

Saatler ilerlemekte, şiddetli karın ağrısı ağrısı artarak devam etmektedir.

Hasta alınır ve röntgen filmi çekilir. Bulgular iddialara göre Apandisit patlaması şüphesinde yoğunlaşılır. Sevk yazısı yazılır ve hasta nihayet yaklaşık 5 saat sonra Sakarya Araştırma Hastanesine sevki gerçekleşir.

İşler bir kere ters  gitmeye görsün. Aksilik geldi mi üstü üstüne gelir.

Doktorların ilk işi Tomografi filminin çekilmesi yönündedir ve çekilir. Filmde hastanın Aort damarında kanama olduğu teşhisi konulur.  O an Sakarya Araştırma Hastanesinde bu ameliyatı yapabilecek  cerrah başka bir kalp ameliyatındadır ve ameliyatın 7-8 saat sürebileceği hasta yakınlarına söylenir.

Hasta yakınları çaresizdir bir umutla doktora sorarlar:

“ hocam… Başka bir hastaneye sevkini yapsak…

Doktor araştırır ve  Kartal araştırma Hastanesine hastanın sevki gerçekleşir.  Doktor bakar ilk olarak yeni bir Tomografi çekilmesine ihtiyaç duyar. Zira hasta uzun bir yoldan gelmiştir. Kanamanın boyutunu daha net görebilmek adına tomografi filmine ihtiyaç duyar.

Aksilik bu ya… Kartal Araştırma Hastanesinin de Tomografi cihazı arızalıdır. Hasta ambulans ile başka bir hastaneye Tomografi filimi çekilmesi amacıyla gönderilir. Hastanın karın ağrısı daha şiddetlenmiş, artık dayanılmaz bir hal almıştır.  Yakınlarına seslenir.

Kurtarın beni ne olursunuz!!!

 Hasta çaresiz yakınları çaresiz…

Zaman akıp gitmekte hastanın sağlık durumu daha da kötüleşmektedir.  Hasta Tomografi odasına alınır ancak ömrü vefa etmez ve Tomografi filmi dahi çekilemeden son nefesini verir… Sonrası Feryat figan…

Buraya kadar yaşanan süreci anlattım.

Siz siz olun Hendek devlet Hastanesine, pardon ya modern Hendek sağlık Ocağına gidermisiniz?

Bir hastane düşünün…

Ne zahmetlerle kurulmuş olsun.

Kuruluşundan açılışına kadar olan süreç zaten sancılı bir süreçtir. Bu süreç de büyük emeği olanların hastane açılışına dahi davet edilmeyişi sizce ne anlam ifade eder?

Bir hastane düşünün…

Hayati önem taşıyan makinelerin ikinci el olarak alınması, alındığından bu güne her gün arıza vermesi ve neticede hiçbir işe yaramayan hurda makinenin zamanında kullanılamaması bir canın gitmesine neden oldu. Şimdi bakın durun o makinaya…Ne yazık ki bizler hala detaylarla uğraşıyoruz, oyalanıyoruz…

Lütfen biri çıksın izah etsin. Bu tayin kararı nereden geliyor? Harp mi var darp mı var?

Diyorlar ki bizi haksız eleştiriyorlar!!!

Bu hastanenin nesine sahip çıkalım, nesini savunalım???

Hastanemiz var diye övünelim…

Her geçen gün katlanarak büyüyen sorunlar gittikçe yumağa döndü hem de ne yumak, çöz çözebilirsen???

Atalarımız ne güzel söylemiş… At sahibine göre kişner…Bir başka ifadeyle un var, yağ var şeker var… Var var da helva yapacak usta nerede???

At var, yuları var, koşumu var, önünde her çeşit yiyeceği var ama at bırakınız yürümeyi ayakta  durmaktan  aciz… Mutfak çökmüş…

Atı süren jokeyin değiştirilmesinin zamanı geldi de geçti.  Yılbaşında değişeceği söylenen atın sürücüsü jokeyin hala makamında hiçbir şey olmamış edası ile oturuyor olması yüreğime dokunuyor. Bu vurdumduymazlık nereye, ne zamana kadar sürecek???

Rıdvan kardeşim… Sen ilk değilsin…İlk de olmayacaksın…

Ne yazık ki tarlada izi olmayanların harmanda gözleri var!!!

Allah tafsiratını affetsin kardeşim.        AHMET ÇİLECİ

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
SÜT VERİMİ NASIL ARTIRILIR?
SÜT VERİMİ NASIL ARTIRILIR?
GAZİANTEP’E HENDEK DAMGASI
GAZİANTEP’E HENDEK DAMGASI