bizimhendek.com
Advert
Advert
Advert
GEÇTİ BOR’UN PAZARI SÜR EŞEĞİNİ NİĞDE’YE…
admin

GEÇTİ BOR’UN PAZARI SÜR EŞEĞİNİ NİĞDE’YE…

Bu içerik 327 kez okundu.
Reklam

     Evet yıllardır teşkilatın yükünü omuzlayan  ve davası uğrunda hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan  ilçemizin yetiştirdiği bir değer olan Ahmet Mercan, ilçemizin MHP adayı olsaydı  seçim sonuçlarının daha farklı olacağını söylemek falcılık olmasa gerek.  En önemli etkende ilçe teşkilatının dinamizmini  sandığa yansıtacak ekip ilçemizde mevcuttu ancak genel merkezin  son anda yaptığı bu değişiklik  Hendek MHP İlçe teşkilatında handikap oluşturdu.  Teşkilat mensuplarını gücendirdi. Bu değişikliğin karşısında siyasi becerisini çok iyi kullanan Ali İnci,  “Hendek milliyetçiliği” söylemini ve kendisininde beşeri olduğunu ve hata papabileceği gerçeği ile seçmenin huzuruna çıkması seçmenden teveccüh görmesine neden oldu.  İşte bunun adı ÖN YARGI değil ÖNGÖRÜDÜR siyasetteki adı da   SİYASET  BİLİMİDİR sayın yazar…

Kaymakam Mustafa Ayhan konusuna gelelim.

Bir kere  seçim yasası gayet açık. Aday  adayı olan Kaymakamlar aday olamadıklarında eski görev yerlerine hukuken dönebilmekte. Bu gerçeği gözardı eden  yazar ne yazıkki önyargılarına teslim olmakta, bu geri dönüşü  Sakarya milletvekili Ali İnci’ye bağlamakta.  Hatta bağlamakla kalmayıp kaymakam Mustafa Ayhan’ın  Sosyal Yardımlaşma başkanı olması sıfatı ile  yandaş davrandığını iddia etmekte daha da ötesi elinde hiçbir delil olmadan sadece önyargıya dayalı olarak  kaymakam Ayhan’ı  Ak partiye yandaşlık yapmakla suçlamakta bir beis görmemektedir.

Milli eğitim  konusu.

İlçe milli eğitim müdürlüğünü ve personelinide aynı katogoriye koymakta tüm camiayı Ak parti yandaşlığı yapmakla itham etmektedir. Oysa  gerek devlet memurluğu gerekse  seçim kanunu bu işide düzenlemiş, devlet memuru kişilerin  Siyasi partiler ile ilişkisini hukuken netleştirmiştir.  Ama ne yazık ki yazar burada da aynı önyargısına  yenilmiş tüm eğitim camiasını suçlamaktan geri kalmamıştır.  Adama derler ki varsa elinde delilin  Cumhuriyet Savcılığı makamı ne güne duruyor.  Git bir vatandaş olarak suç duyurusunda bulun. Bu da yok.

Muhtarlar konusu.

Seçilmiş bireyler olarak  muhtarlarımızıda  mercek altına alan yazar,  vatandaşların  hür iradeleri ile seçtikleri  yöneticilerinin  Ali İnci’ye  biat ettiklerin muhtarların seçmenlerini Ali İnci’ye oy vermesi yönünde  baskı altına aldıklarını ne yazık ki yazabilmekte, muhtarları dolaylı yönden kukla olarak nitelendirmekte . Diğer yandan  bazı mahallelere  belediyeden, kaymakamlıktan ve  belediye bünyesinde kurulu bulunan Himpaş şirketinden  yardımların yapıldığını idddia etmektedir.  Ancak yazarın unuttuğu çok önemli bir eksiği vardır ki o da her bireyin tek bir oyu olduğu gerçeğidir.  Yani bir baba bile evladına  kendi beğendiği bir partiye veya aday oy vermesini sağlamaktan  uzak iken muhtarların seçmenlerinin oylarını topyekün yönlendirdikleri gerçeği hangi mantık ve anlayışla doğru orantılıdır ? Kaldı ki şu anda  Hendek Muhtarlar derneği başkanlık koltuğunda oturan İsmet İskefiyeli daha önceki yerel seçimlerde MHP kadrolarından belediye meclis üyeleri sıralamasnda yer almış ve çalışmalarda oldukça aktif rol almıştı. Yani dün  iktidarın yanında yer alan  İskefiyeli’yi bugün  AKP’li olmakla suçlayabilmektedir.

STK konusu.

İlçemizde STK kuruluşlarının sayısı ve gücü inkar edilemeyecek bir gerçek. Aynı yazar  isim veremeyerek dolaylı yönden  STK başkanlarını ve temsilcilerini de Ak Parti yalakalığı yapmakla suçlamaktan kaçınmamamktadır.  Burada da gözden kaçırdığı ve ne yazık ki nefisne  yenik düştüğü, önyagısına yenildiği gerçeği  ortaya çıkıyor. STK başkanları da  seçimle iş başına gelmekteler. Şu halde isim vermeden topyekün STK  başkan ve yöneticilerini aynı katogori içersine sokarak , isim verme cesaretinden yoksun olan yazarın  “oturdukları koltuklarda oturmanın diyetinin  Ali İnci’ye  çalıştılar” iddiası gerçeklerden uzaktır. Kurumları ve kişileri zan altına sokmak hangi aklın ürünüdür? Yazar bu söylemi ile neleri elde etmenin çabası içersindedir?

Kadınlar meselesi.

İşte burada yazarın haklılık payı var. O da  zaten yazarın söylemlerinden ortaya çıkıyor. Sakarya milletvekili Ali İnci siyaseti çok iyi biliyor. Dengeleri çok iyi sağlıyor.  Seçmeni nasıl ikna edebileceğinin anahtarının Ali İnci’nin elinde olduğunu  beğenmemiş olsada kabullenmek zorunda kalıyor.  Peki adama sormazlar mı? Sizin partileriniz ne iş yapıyor? Hani hergün internet sayfalarında boy boy  xxxxx  partili kadınlar çalışıyor, xxxx partili ilçe başkanını mahalleli şöyle karşıladı, böyle karşıladı!!! Bunların sadece toplumda algı oluşturma operasyonundan ileri gitmediği  zaten seçim sonuçlarından kendiliğinden ortaya çıkıyor. Yazar bu konuda da kadınların üzerinden belediyeyi ve yan kuruluşu olan Himpaş şirketini suçlamaktan geri kalmıyor.

Ali İnci’nin güç gösterisi konusu ve basın…

Milletvekilliğine  Cumhurbaşkanı ve başbakanın talimatı doğrultusunda  çağrılmasını gözardı eden yazar, Ali İnci’nin  yaptığı seçim propaganda çalışmalarının adeta ölçüsüz olduğunu haykırarak,  Sakarya ve yerel medyayı iyi kullandığını ifade ediyor.  Yazar şunu iyi bilmelidir ki “ Almadan vermek Allah’a mahsustur. “  Bünyesinde yıllardır  başarıyla görev yapan, Sakarya insanını, etnik gruplarını ve  basın ilişkilerinde uzmanlaşmış bir basın bürosunun bulunuyor olmasının semeresini  7 Haziran seçimlerinde de almasını bilmiştir.

Yıllardır söyleye söyleye dilimizde tüy bitti.  Muhabir ile gazeteciyi aynı kefeye koymayın. Basın ile ilişkilerinizi her zaman sıcak tutun. Mesafeyi kapatmayın. İşinize geldiğinde basınla irtibata geçip sayir günlerde basını , basın yokmuş gibi algılamayın.  Evet İnci’nin kendi adına olan olumsuzlukların bile  lehine çevrildiği  iddialarıda gerçekten uzak.  Neden mi?  Hemen ifade edeyim. Ali İnci basının her zaman yanında durmuş,  maddi ve manevi desteğini hiçbir zaman esirgememiş dolayısı ile bu girişiminin karşılığınıda basından görmüştür. Umarız bu seçimlerde basının yüklendiği bu tutum ve davranış diğer siyasi partilere büyük ders olur ve basının dördüncü büyük güç olduğunun ayırdına varırlar.

HÜLASA gelelim saadede….

Fındık kabuğunu doldurmayan , hiçbir alt yapısı olmayıp sadece iddia ve ithamlarla dolu bu yazıya rağmen eğer ilçemiz kaymakamı Mustafa Ayhan bey bunlara cevap vermiyor ve sessizliğini koruyorsa  bu onun yazardan korktuğunu , çekindiğini göstermez bilakis yazarı kaale almadığı gibi iddialarında  gerçeklerle bağdaşmadığını gördüğünden hareketle  kendi kibarlığından ve aldığı devlet terbiyesinden kaynaklanmaktadır. Ancak,,,, bu demek değildir ki  (görmedim, duymadım, bilmiyorum..) sözünü çağrıştırmaz.  O nedenle kişi ve kurumları  iddia ve ithamlarla karalamaya çalışmak, kişileri rencide edercesine  suçlamalarda bulunmak ne yazara ne ilçemize ne de savunucusu olduğu siyasi fikre  hiçbir şey kazandırmayacaktır . Kötü söz sahibinindir.

ANLAYA SİVRİSİNEK SAZ, ANLAMAYANA DAVUL ZURNA  AZ…

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kaçak içki operasyonu
Kaçak içki operasyonu
Yönetmelik ne diyor,Hendek Belediye'si ne yapıyor?
Yönetmelik ne diyor,Hendek Belediye'si ne yapıyor?