bizimhendek.com
Advert
Advert
Yağmura Rağmen
admin

Yağmura Rağmen

Bu içerik 292 kez okundu.
Reklam
Ticaret Borsası, Ziraat Odası ve İlçe Tarım Müdürlüğünün binaları Tarım Bakanı M. Mehdi Eker ile Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar’ın da katılımları ile açıldı. Düzenlenen açılış töreni yağmura rağmen görkemliydi.

Açılışlar tamamen yağmur altında gerçekleşti. Tören açılışları yapılacak olan kurumların müşterek kullandıkları bahçede yapılacaktı ama sürekli yağan yağmur buna izin vermedi ve konuşmalar Ticaret Borsasının toplantı salonunda gerçekleşti.


Her üç kurum açılış töreni için hazırlıklarını günler öncesinden yapmıştı. Her şey düşünülmüş hatta yağmur bilme düşünülmüş ve yağış olması halinde B planı da hazırdı ve nitekim yağış durmayınca B planı uygulandı ve konuşmalar salonda gerçekleşti.


Düzenlenen açılış törenine ilgi hayli fazlaydı. Açılışa Tarım Bakanı katılınca iktidar kanadı il başkanı, ilçe başkanı, belediye başkanları, il genel ve belediye meclis üyeleri, Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı katılınca da İl ve Çevre İlçe Ziraat Odası başkanları ile meclis ve yönetim kurumu üyeleri tam kadro açılıştaydılar.


Üç önemli kurumun açılış törenine muhalefet partisine mensupları da büyük ilgi gösterdi. Onlarda ilçe başkanları, belediye başkanları, il genel ve belediye meclis üyeleri ile düzenlenen törene katılarak gövde gösterisinde bulundu.


Bir gövde gösterisi de köy ve mahalle muhtarlarından geldi. Onlarda açılışa kalabalık biçimde katıldı


Asıl gövde gösterisini ise köylü ve çiftçi yaptı. Köylü ve Çiftçiler Atatürk’ün söylediği en güz el sözlerden biri olan “ Yüce Milletin efendisi köylüdür çiftçidir” sözüne uygun davranış sergilediler ve tamamı kendileri için yapılan binaların açılışına yüksek sayıda katılarak gövde gösterisinde ilk sırayı kimseye vermediler.


TZOB Genel başkanı Şemsi Bayraktar ev sahibi konumunda olduğu için hükümete ve misafiri olan Tarım Bakanına fazla yüklenmedi. Hatta hiç yüklenmedi desem sizleri yanıltmamış olurum. Bayraktar’ın fazla yüklenmemesini son zamanlardaki Bakan-Bayraktar ikilisinin göstermekte oldukları uyuma bağlayabilirim.


Bir taraftan Bayraktar konuşmasında biz uyumluyuz, ev sahibi olduğumuz için kendi evimizde misafirimize yüklenmek olmaz ama iş çiftçi meselesine, çiftçinin haklı taleplerine gelince o zaman akan sular bile durur demeyi de ihmal etmediğini söyleyebilirim.


Allahı var Tarım Bakanı da konuşmasını titizlikle hazırlamış. Bunu da inkar etmemeliyiz. Belki beklediğimiz ölçülerde bize müjde vermedi ama ilerisi için umutlu konuştu. İnşallah ileride umutlar gerçeğe dönüşür bizde ülke olarak yararlanırız. Bu da benim temennim olsun.
                                                                +++++


Açılış yağmura rağmen görkemliydi ama birisi açılışı sabote etmek istedi ama başaramadı. Nasıl sabote etmek istedi. Anlatayım.


Açılıştan bir gün önce Sayın Valimiz Akyazı’ya gelip bizlerle vedalaştı. Kaymakamlıktaki vedadan sonra belediye başkanı Yaşar Yazıcı Valimizi ve beraberindekileri Şerefiyede bulunan bir Alabalık tesislerine götürüp bir veda yemeği yedirdi.


O yemeğe katılanlardan etkili ve yetkili biri açılışlar gündeme gelince belediye başkanı Yaşar Yazıcıya yahu o binaların açılışları yapılmamışmıydı diye soruyor. Bahse konu olan binaların açılışlarının yapılıp yapılmadığını o soruyu soran bal gibi biliyor ama yine de belediye başkanına sormadan edemiyor.


Binaların daha önce açılmışmıydı açılmamışmıydı konusu Bakan’ın kulağına kadar gidiyor. Bunun üzerine Sayın Bakan bunu Şemsi Bayraktar’a soruyor. Cevap belli. Bayraktar’ın verdiği cevap Sayın Bakan o binaları ilk kez bugün sizinle birlikte açıyoruz.


Diyelim ki, o birisi binaların açılıp açılmadığını unuttu. Eğer doğru bilgi almak istiyorsa bunu Yaşar Yazıcıya soracağına işin sahibi olanlara sorması daha doğru bir davranış değil mi? Elbette ki daha doğru bir davranış ama o bunu yapmıyor doğru olmayan bir davranış sergiliyor.


Sonuç ta ne oluyor. İşin gerçek sahiplerinin dediği oluyor ve Sayın Bakan ile beraberindekiler binaların açılışlarını yapıyor.


O birisi de kürsüye çıkıyor ve bir gün önce söylediklerini unutup Bayraktar ailesine ve ailenin en büyüğü olan Hüsamettin Bayraktar’a serenatlar düzüyor. Olmaz böyle bir şey. Olmamalıda. Ama oluyor işte. Ne yaparsın ki.


O birinin böyle davranıyor olmasının ana temelinde bana göre biraz siyasi korku var. Bu korku acaba Bayraktar’lardan biri siyasetin içine özellikle de AKP’ye girer de benim bir kere daha vekil olmam suya düşer mi korkusu.


O birinin korkmakta haklı olup olmadığını zaman gösterecek. Biz biliyoruz ki her şeyin ilacı zamandır.
                                                               +++++


Merhum Hüsamettin Bayraktar’ın adını andık ya devam edeyim. Hüsamettin Bayraktar bugün hayatta olsaydı 87 yaşında olacaktı. Maalesef Hüsamettin ağabey 20 Nisan 2002 de hayatını kaybetti. Vefatının üzerinden 8 yıl tamamlandı 9.yılı girildi.


Hüsamettin Ağabeyle en fazla çalışan biriyim. Dolu dolu 33 yıl değerli büyüğümle çalıştım. 33 yıllık süre içinde kendisinden çok şey öğrendim. Eğer bugün bir noktaya gelmişsem rahmetli büyüğümün katkısı hayli fazladır.


Hüsamettin Bayraktar’ın yaşam felsefesi birçok kişiden farklıydı. Onun tek düşüncesi vardı o da Akyazı’ya hizmetin ve eserlerin en iyisini nasıl getirirebilirimdi. Şimdi onun tarafından getirilen eserlerle biz Akyazılılar onur ve gurur duyuyoruz.


Getirdiği eserleri saymaya kalksam inanın sayfalar dolar taşar ama ben ilk aklıma gelenleri kısaca sıralayayım istiyorum. ATSO, BORSA, Ziraat Odası, Fındık Tarım Satış Kooperatifi, Verem Savaş Dispanseri, Kız Meslek, Endüstri Meslek ve İmam Hatip Lisesi başta olmak üzere şu an eğitim hizmeti veren okullarımızın birçoğu İşte Pazar günü açılışlarını yaptığımız iki mesleki kurumda o büyüğümüzün bize anda Hüsamettin Bayraktar imzası vardır. İşte Pazar günü açılışlarını gerçekleştirdiğimiz iki mesleki kurum da merhum Bayraktar’ın Akyazılılara kazandırdığı iki dev eserdir.


Türkiye geneline baktığınızda bünyesinde hem Ticaret ve Sanayi Odası hem de Ticaret Borsası olan ilçe sayısı çok azdır. İşte Akyazı o talihli ilçelerden biridir.


O eserler yaşadıkça Hüsamettin Bayraktar’da onlarla birlikte yaşayacak ve daima rahmetle ve minnetle anılacaktır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın.


Şüphe edilmemesi lazım olan bir başka konu da şudur. Babalarından bayrağı alan çocukları o bayrağı daha da zirveye taşımaktadır. Onları iyi yetiştirdiğini bilen rahmet Bayraktar bugün yaşıyor olsaydı inanıyorum ki çocukları ile gurur duyacaktı. 


Mekanın cennet olsun Hüsamettin ağabeyim.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
SÜT VERİMİ NASIL ARTIRILIR?
SÜT VERİMİ NASIL ARTIRILIR?
GAZİANTEP’E HENDEK DAMGASI
GAZİANTEP’E HENDEK DAMGASI