bizimhendek.com
Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert

HENDEK İTFAİYESİNDEN BALIKLARA KÖPÜK BANYOSU!

ULUDERE’DE KİMYASAL ATIK RESMİ KURUM DÖKMÜŞ! İlçemizi ortadan ikiye bölen Uludere çayı beyaza büründü. Çevreye duyarlı vatandaşların ihbarı ile vakıf olduğumuz olay bu kadarına da pes dedirtti.Yaptığımız araştırmada dereye kimyasal atığı atan kurumun Hendek İtfaiye Amirliği olduğunu öğrendik.

HENDEK İTFAİYESİNDEN BALIKLARA KÖPÜK BANYOSU!
HENDEK İTFAİYESİNDEN BALIKLARA KÖPÜK BANYOSU! admin
Bu içerik 520 kez okundu.
Haberin galerisi için tıklayın!

Mahmutbey mahallesi sınırları içerisinden dereye döküldüğünü belgelediğimiz kimyasal köpük, iddialara göre Hendek itfaiye Amirliği tarafından dereye dökülmüş.

    Olaya eğilen Hendek Belediyesi Zabıta teşkilatı görevlileride yaşanan olayı fotoğraflamalarının ardından Sakarya Büyükşehir Belediyesi Çevre Sağlık Birimi Başkanlığına bilgi verdiler. İlçemize gelen AFAD ekipleri  dereye dejarj edilen köpük hakkında  bilgi edinmek amaçlı Hendek İtfaiye Amirliğini ziyaret ettiklerini öğrendiğimizde köpüğün hangi yolla hangi güzergahtan dereye döküldüğünü belgelemek için çekimde yaparak  Hendek İtfaiye Amirliği binasına geldik. Polis ve AFAD ekiplerinin daire içerisinde gördüğümüzde kapyı tıklatıp içeriye girdiğimizde Hendek İtfaiye Amirinin beklenmedik çıkışıyla karşılaştık. Amir bize hitaben; “ çıkın dışarı, buraya giremezsiniz!” demesi üzerine daire içerisinde bulunan polis memuruna; “ yaşananlara şahitsiniz değil mi?” diyerek daireden ayrıldık.

    Biz oraya muhabbete, çay içmeye, lak lak yapmaya gitmedik. Kamuoyunu  doğru bilgilendirmek adına  uludere çayındaki görüntülerin kaynağının nedenlerini sormak amaçlı gittik. İddialara göre dereye itfaiye tarafından dejarj edilen köpüğün kimyasal olmadığı, doğaya ve balık ölümlerine sebebiyet vermeyeceği , bu durumların itfaiye birimince sık sık yapıldığı yönünde söylemlerde bulundukları iddia edildi.

 Aşağıda da ifade edildiği gibi yangınlarda kullanılan köpük maddesi bir kimyasal maddedir. Bu köpük tabakası havanın (Oksijenin) yanan sıvıya ulaşmasını önler ve yangını boğar.  

   Şu halde suya dökülen bu kimyasal atık suyun yüzeyinde  oluşturacağı perde nedeniyle  yarın derede balık ölümlerinin yaşanabileceğine delalettir.

 

   OLAYLA İLGİLİ YETKİLİLERDEN YANIT BEKLENİYOR

 

-İlçenin yerel gazetecisi olarak  basına karşı takınılan bu tavır ne anlam taşıyor?

-Hendek İtfaiye Amirliği yaşanan bu olayla ilgili basından ne saklıyor?

-Köpük üretim şirketlerininde ifade ettiği üzere bir kimyasal madde olan köpüğün derede yaşayan canlılara ne oranda zarar vereceği belirsizliğini koruyor.

 

 

· Synthetic Foam Concantrate Sentetik köpük konsantresi, sentetik esaslı köpük yapıcı maddeler.

 

Stabilizatörler koruyucu ve diğer bazı yardımcı kimyasal maddeler içeren bir karışımdır.

Sentetik köpük konsantresi A türü (odun, kömür, kağıt, ot, tekstil vb.), B türü (benzin, benzol, makine yağları, yağlı boyalar, katran ve asfalt gibi yanıcı sıvı maddelerin yangınları) ve C türü ( LPG ve NLG) gaz yangınlarının söndürülmesinde kullanılır. %1-3-6 suyla karışım oranlarında uygulanabilir olarak üretilmektedir. Sentetik köpükler düşük,ortave yüksek genleşme oranlarında üretilerek tatlı su ve deniz suyu ile kullanılabilir.Biyolojik olarak parçalanma özelliğine sahiptir. Yüksek genleşmeli olarak üretilen sentetik köpük ayrıca gemi makine dairesi yangınlarında ve depoları doldurarak hava ile teması önler.

 

UZAMAN GÖZÜYLE KİMYASALLARIN ÇEVREYE VE CANLILARA VERDİĞİ ZARARLAR…

 

Kimyasal Maddelerin Çevreye Zararları Nelerdir ? 

Günlük hayatımızda çokça karşılaştığımız çevre sorunlarının birçoğu kullandığımız bazı kimyasal ürünlerden kaynaklanmaktadır. Zira bilim ve teknolojinin sadece faydacılık anlayışı ile gelişmesi ekolojik sistemi tahrib etmekte, çevreye de sürekli şekilde yeni kimyasal maddeler sağlamaktadır. Kimyasal maddelerin aşırı üretimi ve tüketimi sonucu bugün artık kimyasal bir kaos yaşanmaktadır. Üretimi yapılan kimyasal bileşik sayısının 65 milyonu bulduğunu biliyoruz. Pek çok kimyasal madde, tehlikesinden habersiz olarak evlerimize; iş yerimize, gıdalarımıza ve vücudumuza girmekte; çevreye ve canlılara etkileri araştırılmaksızın kötü etkilerini sürdürmektedir.

Endüstri ve kozmetik sanayiinde geniş çapta kullanılan florokarbon gazı, atmosferin koruyucu ozon tabakasını zayıflatmaktadır. Asbest liflerin uzun süre kullanımı çalışanlarda kanser oluşumuna neden olmuştur. Zararsız zannedilmiş olan analjezik ilaçların fazla kullanımı sonucu bu ilaçların böbrek yetmezliğine yol açtıkları görülmüştür. Geçmişte thalidomide adlı ilacın kullanılması kolsuz, bacaksız bebeklerin doğmasına neden olmuştur. Tarımda çok fazla tabiî ve sun’î gübre kullanımı zemin sularının kimyasal kirlenmesine neden olmaktadır.

Kısacası, çevremizde ne kadar çok kimyasal madde varsa sağlığımız o ölçüde tehlikeye girmektedir. Özellikle atık suların nehirlere, göllere ve denizlere boşaltılması çok dramatik çevre sorunlarına neden olmaktadır. Endüstriyel atık suların içerisinde bulundurdukları toksit maddeler, sudaki canlı yaşamının kısa sürede tükenmesine yol açmakta ve ekosistemi felç etmektedir. Ayrıca içme sularına karışmalarıyla önemli sağlık sorunlarına yol açar.

Sanayileşmiş ülkelerde yeryüzü kaynaklarının kontrolsüz harcanması sonucu ozon tabakasının tahribi, asit yağmurları, sera tesiri, hava, kara ve denizlerin kirlenmesine, ormanların ve tarım alanlarının azalması hayat alanını giderek daraltmaktadır.

Ozon tabakasının incelmesinin başlıca tehlikesi cilt kanserlerinin artmasıdır. Sera etkisinin temel nedeni ise petrol ve kömür gibi fosil yakıtların kullanımıdır. Bu durumunun zamanla oluşturabileceği muhtemel neticeler arasında atmosfer ısısının artması, buzulların erimesiyle deniz seviyelerinin yükselmesi, karaların azalması, kuraklık ve dolayısıyla gıda kıtlığı tehlikesi sayılabilir.

Ayrıca, inşaat materyali, sentetik malzemeler içeren mefruşat ve çeşitli tüketim ürünlerinin (boya kâlemleri, inceltiler, cila, vernik…) içerdikleri bileşikler ev içi havasını kirleterek sağlık açısından zararlar oluşturabilmektedir. Asbest ve kurşun içeren boyalar bilhassa sağlık açısından tehlikeli olmaktadır.

‘’KİMYASAL DETERJAN KADAR İNSAN SAĞLIĞINA ZARAR VEREN BİR MADDE YOKTUR’’

Sentetik temizlik ürünleri vücuduma dokunmasın gitsinler istiyorsanız
1-Çamaşır makinesinde: Çamaşırlarınızı ( 8 ton) su ile durulamanız gerekir.
2-Bulaşık makinesinde: Bulaşıklarınızı (6 ton) su ile durulamanız gerekir.
3-Banyoda: Şampuan- body jel kullanmışsanız (2 ton) su ile durulanmanız gerekir.
Küçük çocuğu olup ta boğaz enfeksiyonu geçirtmeden, bademcik problemsiz büyütebilen anne var mı? İnanın bu işin baş müsebbibi bulaşık deterjanlarıdır.

Rahim-meme ve prostat kanserinin, mide kanserinin en büyük tetikleyicisi deterjanlardır.
Nitekim 1978 yılında Marmara denizinde 126 balık çeşidi varken bu gün bu sayı 25 çeşide inmiştir.

Bizim kullanmamamız belki çok bir şeyi değiştirmeyecek ama bizim bu hesabı verenlerin içerisinde olmamamız gerekmektedir. Temizliğin tabii yollarla yapılması gerektiğini sevdiklerimize tanıdıklarımıza bildirmek bir VAZİFEDİR-GÖREVDİR.” Dedikten sonra, Sabun kullanımı ile ilgili şu bilgileri vermektedir:

Piyasada görmüş olduğunuz rengârenk mis kokulu sabunların en az %85 i hayvansal iç yağından üretilmiştir. Bu yağın HINZIR (DOMUZ) dan elde edilmiş olabilmesi de ayrıca bir risktir.

ÇÖZÜM: Birçok kez deterjanlar zararlı denildi, yazıldı-çizildi. Ama yerine alternatif olarak neyin-nasıl kullanılacağından çok bahsedilmedi.
Çamaşır yıkarken, suları kirletiyoruz

Titiz hanımların dikkatine bir haber sunuyoruz. Çekmece Nükleer Araştırma ve Eğitim Merkezi araştırmacısı radyo ekolog Dr. Sayhan Topçuoğlu: Çamaşırı temizlerken suları kirlettik. Kimyasal Deterjanlarda kullanılan fosfatlar, Marmara ve Karadeniz kıyıları ile göllerde yosunlaşmayı artırdı. Türkiye`de üretilen deterjanlardaki tripoli fosfat oranı yüzde 15-30 arasında. Avrupa`da ise bu oran yüzde 1-5. Şimdi gözler deterjan üreticilerinde.


Organizmalar üzerindeki toksik etkisinin yanı sıra, deterjan kompozisyonlarında olan fosfatın suda bulunan mikro ve makro alglerin (yosun) anormal olarak büyüme ve çoğalmasına yol açtığı, bunun da suları ve canlı hayatı tehdit ettiği bildirildi.

Küçükçekmece Gölü`nde yaptıkları araştırmalarda, göl suyuna karışan deterjanların kanal ağızlarında konsantrasyonunun litre başına 3 mg/dan fazla olması durumunda, gölde yaşayan balık, yumurta ve larvalarının yarısının 12 gün içinde öldükleri belirlendi.

NOT: Haberin video görüntülerini Facebook üzerinden ahmet çileci ve Hendek Şafak adresinden izleyebilirsiniz

 

 

ULUDEREDE KÖPÜK BANYOSU
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Cengiz     2018-01-08 Dereyi kimyasal köpükle dolduracaksın sonra çıkıp çevreye ve canlıya hiç bir zararı yok diye açıklama yapacaksın. Bırakın Allah aşkına vatandaşın aklıyla alay etmeyin. Hiç bir şey olmasa dahi şırıl şırıl akan derede balıkların yüzdüğünü görmek güzel bir doğa ortamı iken o canlıların oksijenini kesen ve görüntü kirliğini görmezden gelen yetkililerin bu vurdumduymazlığı çileden çıkartır düzeyde
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Bülbül Anayasa Komisyon Üyesi
Bülbül Anayasa Komisyon Üyesi
6 Büyükbaş hayvan elektrik akımına kapılarak can verdiler
6 Büyükbaş hayvan elektrik akımına kapılarak can verdiler