bizimhendek.com
Advert
Advert

ADD Hayır diyor

Bu değişikliğin ardından, doğrudan veya dolaylı olarak ülkenin bütünlüklü yapısının ortadan kaldırılacağı, yani ülkemizin fiilen ve hukuken bölüneceği başka bir değişiklik gelecektir

ADD Hayır diyor
ADD Hayır diyor
Bu içerik 930 kez okundu.
(ki bu açıkça ifade edilmektedir) Ve artık bunları denetleyecek, ulusal çıkarlara ve hukuka aykırı görerek iptal edecek bir yargı kalmayacaktır. Nitekim ülkeyi federasyonlara bölme amacıda iktidarca hazırlanan kitapçığın başbakan imzası ile yayımlanan giriş kısmında “1982 Anayasası…milli birliği, kardeşliği ve vatandaşlık şuurunu yeterince pekiştirici bir rol üstlenmediği” şeklinde üstü kapalı ve fakat anlaşılır şekilde itiraf edilmektedir. Burada saldırılan anayasanın, devletin bütünlüğü, resmi dili, bayrağı, milli marşı ve başkentini içeren 3.maddesidir.

 

Amaç, kendilerini yüce divanda yargılayacak olan mahkeme üyelerini belirlemek ve yaptıkları tüm suçlardan kurtulmaktır.

 

YÜCE TÜRK MİLLETİ !

AB ve ABD sözcülerinin, senin iradeni ve oyunu yönlendirmeye yönelik “evet” çağrılarındaki saygısısızlık ve küstahlığın da cevabını ver!

 

BİR ÇOK KEZ İSPATLADIĞIN ENGİN VE TARİHSEL SEZGİNE GÜVEN, HÜR BİR ULUS OLMA SEVDASI, VATAN VE MİLLET SEVGİSİ İLE DOLU YÜREĞİNİN SESİNİ DİNLE, SÖMÜRGE OLMAYA, BOYUNDURUĞA, BİR KEZ DAHA HAYIR DE !

 

İKİNCİ, HATTA ONDAN DA GERİ YENİ BİR 12 EYLÜL ANAYASASINA HAYIR DE!

 

        

VUR MÜHRÜNÜ KAHVERENGİYE !

 

 

ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNDE YALANLAR VE DOĞRULAR

 

12 Eylül 2010 tarihinde halkoylamasına sunulacak olan Anayasa değişiklik paketine, hangi partiye oy vermiş olursa olsun, ülkesini, milletini seven her yurttaş hayır demelidir. Bu bir genel seçim veya parti meselesi değil, ülkenin geleceği meselesidir. İşte YALANLAR ve DOĞRULAR:

 

1- Bu Anayasa değişikliği 12 Eylül darbecilerini yargılayacakmış. YALAN !

Çünkü bu madde bir dokunulmazlık maddesi değil, af maddesi olup kaldırılamaz, kaldırılsa bile hukuk kuralı olan aleyhe değişikliğin geçmişe yürürlü olarak uygulanamayacağı kuralı karşısında hukuken bir sonuç doğurmaz.

 

2- Memura toplu sözleşme hakkı verilecekmiş. YALAN ! Metni okuyan herkes bunu rahatlıkla görebilir. Görüşmelerden sonra uzlaşma olmaması halinde gidilecek olan uzlaştırma kurulu iktidarın denetimindeki bürokratlardan oluşmakta ve son sözü söylemektedir. Kurulun vereceği karar toplu sözleşme hükmünde olacaktır. Buna karşı yargı yolu kapalıdır. Grev hakkı da yoktur. Bu nasıl bir toplu sözleşme hakkıdır? Adeta Türk milletinin zekasıyla alay edilmektedir.

3- Kadınlara, engellilere, şehit yakınlarına, yaşlılara yeni haklar getirecekmiş. YALAN !

Yapılan sadece bir cümle eklemeye dayalı, bu kesimlerin oyunu alma amacına dayalı sonuçsuz bir kelime oyunundan ibarettir. Şehitlerin kemiklerini sızlatanların, şehitlere sürekli olarak yenilerinin eklenmesine imkan sağlayanların, ordusu ile mücadele ederken terör örgütü ve ayrılıkçılarla ANLAŞANLARIN, şehidini “kelle” olarak görenlerin, getireceği hiçbir şey olamaz. Zaten mevcut Anayasanın 61.maddesinde özel olarak ve açıkça Devlete şehitlerin, malül ve gazilerin, sakatların, yaşlıların korunması için açık görev yüklemiştir. Bu görevin uygulanması yeterlidir.

 

4- Kişisel veriler korumaya alınacak, fişleme son bulacakmış. YALAN !

Zaten mevcut Türk Ceza Kanunu’nun 135,136 ve 137.maddeleri kişisel verilerin hukuka aykırı olarak elde edilmesi, saklanması veya başkasına verilmesini suç saymakta ve cezalandırmaktadır. Yeni bir şey yoktur.

 

5- Çocuklar cinsel istismardan korunacakmış. YALAN ! Bunun için de Anayasa’da ayrıca bir hüküm bulunması gerekli değildir. Zaten Türk Ceza Kanununun 103.maddesi çocuğun cinsel istismarını suç saymakta ve cezalandırmaktadır.

 

6- Yurtdışına çıkış özgürlüğü getiriliyormuş. YALAN !

Aslında vergi yüzsüzlerinin rahatça yurtdışına kaçmalarına imkan sağlanmaktadır.

 

7- Anayasa mahkemesi dünyadaki benzerlerine göre belirlenecekmiş. YALAN !

Avrupa’da meclisin Anayasa mahkemelerine üye seçmesi 2/3, 3/5 gibi nitelikli çoğunlukla olmaktadır. Burada ise salt çoğunlukla yapılmaktadır.                                                                            Meclisin üye seçiminde neden benzer şekilde nitelikli çoğunluk yerine, tamamen iktidardaki siyasi partinin seçimine imkan verecek salt çoğunluğun gözetildiğini iktidar halka açıklamalıdır.

Bu durumda yüksek yargı hangi parti iktidarda ise, ona göre belirlenecektir.

 

PEKİ AMAÇLARI NEDİR? KENDİMİZE SORALIM.

 

AVRUPA BİRLİĞİ VE AMERİKA BU DEĞİŞİKLİĞİ NEDEN DESTEKLEMEKTEDİR?

 

Esasen güdümlü bir yargı yaratılmasının gerekçesi, bizzat iktidarca hazırlanan kitapçığın 40.sayfasında yer almakta ve aynen şöyle denilmektedir:

kamu yararı gibi sübjektif bir kavramla bir çok özelleştirme kararı iptal edilmiş, böylece küresel sermayenin Türkiye’de yatırım yapması ile ilgili bir çok zorluk çıkarılmıştır”

Görüldüğü gibi değişiklikle küresel sermayenin denetimsiz biçimde ülkeye girerek, ulusal çıkarlar gözetilmeksizin istediği gibi kaynaklarımızı kullanması, sömürmesi, talan etmesinin önü açılmaktadır. İstenilen petrollerimiz, madenlerimiz, arazilerimiz, bugüne kadar milletin birikimleri ile oluşan TÜPRAŞ gibi milli servetlerimizin talan edilmesi ve bu yapılırken de yargının denetiminin devre dışı bırakılmasıdır. Bu, çokuluslu küresel sermaye tekellerinin Türkiye’yi sömürmesinin altyapısını oluşturacak bir anayasal değişikliktir. Bu değişiklikte gözetilen ulusun çıkarı değil, küresel sermayenin çıkarıdır ve bu açıkça belirtilmektedir. AVRUPA BİRLİĞİ VE AMERİKA BU NEDENLE BU DEĞİŞİKLİĞİ DESTEKLEMEKTEDİR.

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
BİSİKLET ADASI AÇILDI
BİSİKLET ADASI AÇILDI
ZABITA OKUL KANTİNLERİNİ DENETLEDİ
ZABITA OKUL KANTİNLERİNİ DENETLEDİ