Bülbül; “inini beğenmeyen tilki uyuz olur”sözüne atfen buradaki inceliği,zerafeti algılayamayanların aklı tutulmuştur” dedi.
Hendek MHP ilçe teşkilatı bayrak şiirinin yazarı merhum Arif Nihat Asya’yı anma gecesi düzenledi. Hendek Ticaret merkezi toplantı salonunda yapılan “Bir bayrak rüzgar bekliyor” adlı anma gecesine büyük katılım gösteren ülkücü camia merhumun şiirlerini yaşlı gözlerle dinlediler. Geceye MHP İl başkanı Orhan Ünver, il yönetim kurulu üyeleri, milletvekili adayı Muharrem Bülbül, milletvekili aday adayı ve gazeteci Zihni Açba, mMHP eski il başkanı Mehmet Erdoğan, il genel meclisi üyeleri , Hendek Ak parti kadın kolları başkanı Gülşen Fatma dursun, muhtarlar ve vatandaşlarla birlikte ülkücüler katıldı.
Anma gecesine sakarya üniversitesi Türkoloji bölümü öğretim üyesi dr. Selçuk Kırbaş konuşmacı olarak katılırken Kırbaç’a Hendek MHP ilçe başkanı M.Levent Bülbül eşlik etti.
Türk demek ibadettir
Gecenin açılış konuşmasını yapan Hendek MHP ilçe başkanı Av. M.Levent Bülbül, Tür demenin ibadet olduğunu vurgulayarak; “ bizim davamızı,bizim ruhumuzu temsil etmek noktasında merhumun yazdıkları bizce çok değerli ve bizim yeni nesillere aktaracağımız çok önemli mesajlar içermektedir. Arif nihat Asya hocamız bu noktada bizim için örnektir. Bayrağına,vatanına,milletine aşık aynı zamanda en önemlisi iki cihan selveri peygamber efendimize duyduğu aşk dizelere çok değişik bir şekilde dökülmüştür” dedi.
Türk milliyetçisiyim bu noktada kimse benden hesap soramaz
Salonun nabzını çok iyi tutan Bülbül” islam inşallah Türk milletini liderliğinde felaha erecektir inşallah” diyerek yaptığı konuşmasında duyguları harekete geçirerek “ben milletimin mensubuyum ve Türk milliyetçisiyim diyebilirim. Bana bu noktada kimse hesap soramaz. “ sözleri alkışlandı. Bülbül; günümüzde milletimize karşı maalesef bizim liderlerimiz, bizim çocuğumuz denilen insanların milletimizi hiçe saydıklarını iddia ederek; “bundan daha acıklı durum olabilirmi arkadaşlar, “inini beğenmeyen tilki uyuz olur” diyen Bülbül; biz çıktığımız yeri bilecez, ama bizim inimiz diye ifade ettiğimizinde büyük bir medeniyet, büyük bir devlet,büyük bir millet ve islama her zaman hadim,hizmetkar olmuş bir milletiz” diyen Bülbül, “buradaki inceliği,zerafeti algılayamamak aklı tutulmuş kişilerin işidir” dedi.
Gecede merhum Asya’nın hayatı masya yatırıldı. Kültürü, sosyal yaşamı,askeri ve siyasi hayatı anlatıldı.
Söyleşi şeklinde devam eden gecede merhum Arif Nihat asya’nın hayatı anlatıldı. Asya’nın 1904 yılşında dünyay geldiği, 3 yaşındayken babasını kaybederek yetim, hemen sonrasında annesininde kocaya gitmesi üzerine öksüz kalan şairin hayatını halalsının yanında ikamet ettiği anlatıldı.
TRT arşivinde fotoğrafı yokken Kıbrıs Rum kesimi adına program düzenliyor
Geceye konuşmcı olarak katılan öğretim görevlisi Kırbaç, “ne hazindirki merhumun adı sanı hiç bir tv kanalında verilmiyor. Hatta TRT de dahi fotoğrafı yoktur amma Kıbrıs Rum kesiminde merhumun anısına TV lerde programlar yapılmakta olduğunu” söyledi.
Şairin hayatında 5 Ocak gününün büyük anlam ifade ettiğinin altı çizilen söyleşide, merhum Asya Adana’da 5 Ocak tarihinde öğretmen olarak göreve başladı. 5 Ocak adananın kurtuluş günü. Ocakta Adanadan ayrıldı ve hayatını da 5 ocak 1975 yılında kaybettiği anlatıldı. Gençlik yıllarını balkan,Çanakkale ve milli mücadele savaşları ile geçtiği, anne acısını şiirlerine yansıttığı, vatanı anne gibi kutsal bildiği ve şiirlerinde hüznü işlediği anlatıldı.
Söyleşinin aralarında minik kız küçük İdil’in söylediği şiir katılımcılarca büyük alkış alırken onu Zeynep adlı bayanın Anne adlı şiiri eşlik etti.
Hayata yalnız geldi, yalnız gitti
Edebiyet öğretmeni olarak hayata atıldığının anlatıldığı gecede Asya’nın 1950 seçimlerinde milletvekili seçildiği ancak yapısı itibarıyla haksızlığa sessiz kalmama , mazluma sahip çıkma gibi hasletlerden ötürü oldukça zorlandığı anlatıldı. Milletvekilliği döneminin ardından tekrar eski mesleği öğretmenliğine geri dönen Arif Nihat Asya’nın hayatının son günlerinde çok yalnızlık çektiği, kapısının kimsecikler tarafından çalınmaması hüzünlü bir dille anlatıldı. Gece , yazarın yazdığı Fetih marşının mehter eşliğinde hep bir ağızdan söylenmesiyle son buldu.
|